Sitâre

Çelişmelere direnmem. Bir hayır var mıdır diye bakarım. Allah, Hızır ve Odin, beni mutlak fikir sahibi olmaktan korusun.
Reklam
Ben Adım lazım değil. Çok gerekli ise "beyhude işlerin pir'i" diyelim. Geceleri ruh çağırır, sabahları geç kalkarım.
Yalnızlıktan mı kaçıyorum? Yalnızlıktan kaçılabilir mı?
Kabulü mümkün değil canım Gökhan DELEN... :(
O esnada otobüs terminallerinde, mahalle aralarında toy oğlanları askere uğurladılar. Ölmeye veya öldürmeye ayakları gitmeyen delikanlıları arkalarından itelediler. Gidenlerin bazıları kan kırmızı bayraklara sarılı tabutlarda döndü. Televizyonlar, tabut başında acı ile yıkık insanlar getirdiler ekranlarına. Erkekler, kahvehanelerde haberleri izlediler. Birinci dereceden maaşlı devlet memurları "gak guk" dediler kameralara. Onlar dudaklarını oynatıp bazı kelimeler sarf edince, ölüm "şerefli bir vazife", hatta "kutsal" bir şey oldu. Böylece kabulü kolay oldu.
Adalet denilen şeyin, gidip gidip de geri dönen bir tabiatı olduğunu düşündü bazıları. Geri geldi sandılar.
Reklam