1910'lu yıllardan günümüze çizilen bir portre. Kitabı tek kelimeyle anlatamam gerekirse bu cümleyi kurardım.
Yapacaklarının sınırının olmadığını düşünen insanoğlunun aslında o kadarda kudretli olmadığını anlatan distopik bir eser. Zaten bilen bilir. Jack London, distopya türünün öncülerindendir.
Konuya dönecek olursam eğer, kitabımız insanlığın aniden gelişen bir salgın yüzünden yok oluşunu bir profesörün gözünden anlatıyor ki günümüzdeki olaylarla da paralellik gösteriyor kitapta anlatılan olaylar. Kitap bir salgın yüzünden insanlığın geldiği noktayı anlatsa da temelinde insanı ve insanın içinde yatan en temel dürtü olan hayatta kalma dürtüsünü ;bu durtu doğrultusunda yapacakları eylemleri umursamayan, yozlaşan ve insanın temelde ne kadar aciz bir varlık olduğunu gösteren bir eser. Bu eser bir nevi insana başka bir pencereden bakmamız olanak sağlıyor.
Kitabın gerek kısa ve akici olması gerekse günümüz dünyasını farklı bir bakış açısından ele almasından dolayı okumanızı tavsiye ederim