Roman Feride Çiçekoğlu’nun hayatından bir kesittir diyebiliriz. Çiçekoğlu 4 yıl cezaevinde kaldığı sürede içerideki kadınları, çocukları, gardiyanları ve müdürleri çok ince ve detaylı gözlemlemiştir ve böylece ortaya demir parmakların soğukluğunu hissettiğimiz, Barış’ın saflığına dokunduğumuz bir kitap ortaya çıkmıştır. Uçurtmayı Vurmasınlar, annesinin hapis cezası yüzünden hapishanede büyümek zorunda kalan beş yaşındaki Barış’ın hikâyesini anlatıyor. Barış'ın kendisine veda etmeden tahliye edilen İnci'ye yazdığı mektuplardan oluşuyor kitap. Okuduktan sonra
Keşke tüm çocukların eşit şartlarda doğup büyüyebildiği bir dünya mümkün olsa diye düşündürten bir kitaptı. Barış’ın sorduğu sorular , kendince yaptığı çıkarımlar yüzümüzde buruk bir tebessüm bırakıyor. Barış’ın benim kalbimi en çok burktuğu cümlesi ise ‘hiç çiçekli bir dal görmedim ben’ demesiydi. Düşününce ne kadar basit ve sıradan bir şeyin ne kadar değerli bir kazanım olduğunu fark ettiriyor insana. Yolda yürürken gördüğümüz sıradan çiçekli bir ağaç bile özlem duyulan bir nesne olabiliyor. Barış’ın minik kuş ile özdeşim kurması da yine etkiliyici bir diğer anlardan biriydi benim için. ‘Uçma zamanı gelince gitmesi gerekirmiş , kuşlar tutsak yaşayamazlarmış. Ya çocuklar İnci ? Onlar tutsak yaşayabilirler mi ?’ Dilerim ki hiçbir çocuk tutsak yaşamak zorunda kalmasa , kuşları da uçurtmaları da vurmasak keşke...