08.05.2025 tarihinde, sabah yedide, son seksen sayfamı gözyaşlarımla bitirdim. Kurgu öncelikle mükemmel; sadece hikayede bir kesişme anı istedim (her ne kadar yapsaydı yazar klişelere düşecek olsa da, yine de istedim). Çok bir şey yazmak istemiyorum. Baba-oğul, anne-kız ve arkadaş ilişkileri o kadar güzel bir şekilde kurgulanıp işlenmiş ki sevgili Yekta Kopan’ı sevmemek elde değil. Mezarlıkta iki arkadaş resmen küçük bir hesaplaşma yaşadı. Behice’nin oğluna mektup yoluyla açılırken bile kendi dertlerini ve başkalarının dertlerini mektuba eklemesi (aslında bana göre oğluna bir veryansını vardı) çok etkileyiciydi. Anlatmak istemiyorum dedikçe parmaklarım durmuyor. Neyse, kendimi durduruyorum çünkü o ruhu ve kokuyu gözlerinizle okuyarak çekin içinize.