Cem Vardar

Yedinci Nükte: Ramazanın sıyamı, dünyada âhiret için ziraat ve ticaret etmeğe gelen nev'-i insanın kazancına baktığı cihetteki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Ramazan-ı Şerifte sevab-ı a'mal, bire bindir. Kur'an-ı Hakîm'in nass-ı hadîs ile herbir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir. Ramazan-ı Şerifte herbir harfin, on değil bin ve Âyetü'l-Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler ve Ramazan-ı Şerifin Cum'alarında daha ziyadedir. Ve Leyle-i Kadir'de otuzbin hasene sayılır. Evet herbir harfi otuzbin bâki meyveler veren Kur'an-ı Hakîm, öyle bir nuranî şecere-i tûbâ hükmüne geçiyor ki; milyonlarla o bâki meyveleri, Ramazan-ı Şerif'te mü'minlere kazandırır. (Yirmidokuzuncu Mektub/2.Kısım(Ramazan Risalesi)/7.Nükte) Mektubat - 401
Din
Cem Vardar
Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, nass-ı Kur'an ile bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra bir hüccet-i kàtıadır...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Savaş sonrası gelişmemiş ülkeler
Çaresizlik içindeki periferi bölgeleri ayaklandı. Savaştan sonra, siyasetin hem sağından hem solundan gelen devrimler bu bölgeleri salladı. Yeni siyasi rejimler ortaya çıktı: Bunların hepsi, ülkenin iktisadi bakımdan kendi kendine yetmesi gerektiğini savunan modernleştirici diktatörlüklerdi Bu rejimler, artık itibarını kaybetmiş ihracata dayalı kalkınma politikalarının yerine ithal ikameci politikaları uyguladı ve alternatif iktisadi modellere döndü. Yeni modeller, Keynes'çi denetimli piyasa sistemleri, Bolşevik ile Faşist dirijist ve planlı ekonomiler siyaseten birbirilerinin tam zıddı olsalar da hepsinin kökü Alman savaş ekonomisine dayanıyordu.
Sayfa 398 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Cem Vardar
Dirijizm(Güdümcülük), devlet güdümlü ekonomi yanlısı, bu ekonomik modeli uygulayan
"Biraz itiraf saati! Kitap okurken siz hangi taraftasınız?
Bazılarımız kitaplarına bebek gibi bakıyor, tek bir sayfası bile bükülse içi gidiyor. Bazılarımız ise kitabın her satırını çiziyor, kenarlarına notlar alıyor, adeta kitapla bir savaşa giriyor.
Alıntı
Cem Vardar
1. Kısım + işaret bantları
Göçe zorlanma
Göçmenlerin anlattığına göre; Bulgaristan'da komünist rejim halkın tamamına eziyet etmekteydi. Hatta Bulgarlar "Sizin gidecek yeriniz var gidiyorsunuz. Biz ne yapalım?" diyerek yaşadıkları zulmün boyutunu ifade etmişlerdi... Göçmenler Türkiye'deki yolculuklarının çok rahat geçtiğini belirtmişlerdir. Ancak yolculuğun Bulgaristan ayağının çok sıkıntılı geçtiğini özellikle Mustafa Paşa/ Svilengrad'da Bulgarların kendilerini aç susuz bıraktıklarını ağlayarak anlatmakta ve "Biz kurtulduk, inşaallah orada kalan kardeşlerimiz de kurtulur." temennisinde bulunmaktaydılar.
Sayfa 283 - Yeditepe Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Cem Vardar
Göçmenler, bir Bulgar kızının komünistlerin baskısından dolayı Türkiye'ye gelmek için yola çıkan kafilelerden birine yaklaşıp, beni de götürün, Marinka olan adımı Zehra koyun, beni biriniz alın, diye yalvardığını anlatıp Bulgaristan'daki zulmü ifade etmekteydiler...