Cem Vardar

Ey derd-i maişetle mübtela olan insan! Bil ki senin hanendeki bereket direği ve rahmet vesilesi ve musibet dafiası, hanendeki o istiskal ettiğin ihtiyar veya kör akrabandır. Sakın deme: "Maişetim dardır, idare edemiyorum." Çünki onların yüzünden gelen bereket olmasaydı, elbette senin dıyk-ı maişetin daha ziyade olacaktı. Bu hakikatı, benden inan. Bunun çok kat'î delillerini biliyorum, seni de inandırabilirim. Fakat uzun gitmemek için kısa kesiyorum. Şu sözüme kanaat et. Kasem ederim şu hakikat gayet kat'îdir, hattâ nefis ve şeytanım dahi buna karşı teslim olmuşlar. Nefsimin inadını kıran ve şeytanımı susturan bir hakikat, sana kanaat vermeli. (Yirmibirinci Mektub) Mektubat - 260
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
....öyle ise mahlukatın en mükerremi olan insan ve insanların en mükemmeli olan ehl-i iman ve ehl-i imanın en ziyade hürmet ve merhamete şâyan aceze, alîl ihtiyareler ve alîl ihtiyarların içinde şefkat ve hizmet ve muhabbete en ziyade lâyık ve müstahak bulunan akrabalar ve akrabaların içinde dahi en hakikî dost ve en sadık muhib olan peder ve vâlide, ihtiyarlık halinde bir hanede bulunsa, ne derece vesile-i bereket ve vasıta-i rahmet ve لَوْلَا الشُّيُوخُ الرُّكَّعُ لَصُبَّ عَلَيْكُمُ الْبَلَٓاءُ صَبًّا sırrıyla, yani: "Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasa idi, belalar sel gibi üstünüze dökülecekti." Ne derece sebeb-i def'-i musibet olduklarını sen kıyas eyle. İşte ey insan! Aklını başına al. Eğer sen ölmezsen, ihtiyar olacaksın. اَلْجَزَٓاءُ مِنْ جِنْسِ الْعَمَلِ sırrıyla, sen vâlideynine hürmet etmezsen, senin evlâdın dahi sana hizmet etmeyecektir. Eğer âhiretini seversen, işte sana mühim bir define; onlara hizmet et, rızalarını tahsil eyle. Eğer dünyayı seversen, yine onları memnun et ki, onların yüzünden hayatın rahatlı ve rızkın bereketli geçsin. Yoksa onları istiskal etmek, ölümlerini temenni etmek ve onların nazik ve seriü't-teessür kalblerini rencide etmek ile خَسِرَ الدُّنْيَا وَ الْاٰخِرَةَ sırrına mazhar olursun. Eğer rahmet-i Rahman istersen, o Rahman'ın vedialarına ve senin hanendeki emanetlerine rahmet et. (Yirmibirinci Mektub) Mektubat - 261
Din
İfade
Evliyaullah demişler; اَلطُّرُقُ اِلَى اللّٰهِ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ الْخَلَٓائِقِ Yani: Marifetullahın bürhanları nefesler kadar hadsizdir. Marifet-i Nebinin bürhanları dahi nüfus-u mü'minîn kadar muhtelif şahsiyetler ile tezahür eder. Demek şu enfas-ı halâik mikdarında ve bu nüfus-u ehl-i iman adedinde lâyüadd bürhanların netice-i yegânesidir. Evet muvaffak bir nazar, kâinatın her zerresinin her halinden vücud-u Sânii, hem Peygamberin her bir hal, kal, fiilinden sıdk-ı nübüvvetin şuâını görür. (Nokta Risalesi) Asar-ı Bediiyye - 21
Din
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ى شِيَعِ الْاَوَّل۪ينَ‌ـ﴿١٠‌ـ﴾ 10- Andolsun, senden önceki milletler arasında da elçiler gönderdik. وَمَا يَاْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ‌ـ﴿١١‌ـ﴾ 11- Onlara bir peygamber gelmeyedursun, hemen onunla alay ederlerdi. كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ ف۪ى قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۙ‌ـ﴿١٢‌ـ﴾ 12- İşte böylece biz onu, (inkârcılığı) suçluların kalplerine sokarız. لَا يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ الْاَوَّل۪ينَ‌ـ﴿١٣‌ـ﴾ 13- Öncekilerin başına gelenlerden ders almaları gerekirken onlar hala buna (Kur'an'a) inanmıyorlar. وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَٓاءِ فَظَلُّوا ف۪يهِ يَعْرُجُونَۙ‌ـ﴿١٤‌ـ﴾ لَقَالُٓوا اِنَّمَا سُكِّرَتْ اَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَسْحُورُونَ۟‌ـ﴿١٥‌ـ﴾ 14-15- Onlara gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar, yine de "Gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büyü yapılmıştır" derler. (Hicr Suresi 10-15. Ayetler ve mealleri)
Din
وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ى نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌۜ‌ـ﴿٦‌ـ﴾ 6- Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun!" لَوْ مَا تَاْت۪ينَا بِالْمَلٰٓئِكَةِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ‌ـ﴿٧‌ـ﴾ 7- "Eğer doğru söyleyenlerden idiysen, bize melekleri getirmeliydin." {Eski Araplar şairin cinden ilham aldığına inanırlardı. Resûlullah, belâğat ve fesahat bakımından şiirden ve edebî nesirden daha üstün bir kitap getirdiği için ona "mecnun şair" dediler.} مَا نُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ اِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُٓوا اِذًا مُنْظَر۪ينَ‌ـ﴿٨‌ـ﴾ 8- Biz melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman onlara mühlet verilmez. اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ‌ـ﴿٩‌ـ﴾ 9- Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız. {Bu âyet açıkça göstermektedir ki, Kur'an-ı Kerim Allah'ın koruması altındadır ve kaybolmaksızın, en ufak bir tahrife uğramaksızın kıyamete kadar aslını muhafaza edecektir.} (Hicr Suresi 6-9. Ayetler ve mealleri)
Din