Cem Vardar

İki savaş arası genel durum
Gerçek bir barıştan ziyade yirmi yıl süren bir ateşkesin yaşandığı iki dünya savaşı arasındaki dönemde, ekonomik savaş devam etti. İlk küreselleşme dalgasının "ters tepmesi", iktisadi milliyetçiliğin zafer kazanmasına yol açtı. "l. Dünya Savaşı, 19. yüzyıl sonlarının liberal iktisat düzenini aniden bitirdi. Savaş, bir dönemin sonuna böylece işaret etti." İki savaş arasındaki sorunlu dönemde, savaş sonrası enflasyon, yeniden inşa süreci ve (1920'lerin ikinci yarısında umut verici gelişmelerin görüldüğü kısa bir ara faslının ardından gelen) Büyük Buhran, savaş hazırlıklarıyla birleşerek laissez-faire uygulamalarını yürürlükten kaldırdı. Korumacılık serbest ticaretin yerini aldı ve altın standardı çöktü. Devlet, ekonominin baskın oyuncularından biri haline geldi.
Sayfa 397 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Sonuca doğru
1860'larda modasının geçmiş olduğu kabul edilen korumacılığa ve devlet müdahaleciliğine duyulan inanç, 19. yüzyılın son çeyreğinde Avrupa'nın periferilerine dikkate değer bir biçimde geri döndü. 1870'lerden itibaren birkaç ülke serbest ticaret sistemini kaldırıp bir kenara attı ve korumacı önlemler uygulamaya başladı.... Hayal kırıklığına uğramış aydınlar ve radikal siyasi gruplar değişim görmek için yanıp tutuşuyordu. Macar şair Endre Ady 1910 yılında şöyle diyordu: "Düzgün işleyen demokrasi istiyoruz ve genel oy hakkı için çok bastırıyoruz, ancak yüzyıllardır bizden ileri olmuş daha kültürlü toplumların yaptıkları, böyle şeylere karşı iştihamızı kapatmıştır." Rusya'da, Romanya'da ve İtalya'da sağcı popülist ve proto-faşist ideolojiler ortaya çıktı. Doğu Avrupa'da ve Güney Avrupa'nın bazı bölgelerinde radikal sol da yükselişe geçti. Bolşevik ideolojisi devrimci bir çözüm sundu. Durmak bilmeyecek çatışma ve isyanın tohumları atılmıştı...
Sayfa 365 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Avrupa'nın sanayileşememiş bölgeleri
Batı'nın sunduğu örneğin gereğinden fazla bir iyimserlikle, neredeyse dindar bir edayla kucaklanması, yerini yavaş yavaş Batı'nın yarattığı hayal kırıklığına ve hatta ona karşı isyana bıraktı. Geri kalmış bölgeler, Karl Marx'ın Kapital'in önsözünde kullandığı ifadeyle, Britanya'nın bugününde "[kendi] geleceklerinin yansımasını" görmüştü. Fakat bu görüntü kısa sürede buharlaşıp kaybolacaktı. Periferi bölgeleri "kalkınmanın yarım kalmasından" mustarip oldu ve "modern kötülüklerin [ve] köhne üretim biçimleri[nden] miras alınmış diğer bütün kötülüklerin" bir deli gömleği gibi kendilerini sarmasıyla zayıf düştü. Bir serabın peşinden koşmayı artık reddettiler. Küreselleşmenin ilk dalgasını sorgulamaya, önceki dönemlerde kabul edilmiş serbest ticaret politikalarını sorgulamaya, 1870 ile l.Dünya Savaşı arasındaki dönemde koruyucu gümrük tarifelerine sarılmaya başladılar.
Sayfa 394 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İspanya
İspanya'nın olağanüstü zengin ve stratejik önem taşıyan hammadde kaynakları ülkedeki sanayileşmenin başarıyla tamamlanmasını sağlamamış olmakla birlikte, madencilik sektörü ve görece iyi gelişmiş ulaşım ve taşımacılık sistemi, ülkede çok geç başlayan ve sınırlı kalan bir sanayileşme süreci için sağlam bir zemin hazırlamış oldu. Ülkenin iki küçük vilayetinde, savaştan onbeş yıl önce, modern kalkınma cepleri oluşmaya başladı.
Sayfa 359 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Akdeniz Ülkeleri- İspanya
İspanya özelinde, Sanchez-Albornoz, 1830 ile 1900 yılları arasında sanayileşme yolunda "düzensiz, yetersiz, ancak hazırlık kabilinden değişiklikler" yapıldığından bahsetmektedir. Galiçya kırsalındaki 50.000 ailenin kendi evinde keten işi yaptığı 18. yüzyılın sonunda proto-sanayi yaygındı. Kastilya yün üretiyor ama işlemiyordu. 1830'lu yıllarda gelindiğinde, Katalonya'daki tekstil sanayisinin rekabeti karşısında evlere yapılan bu gibi üretimlerin hepsi çöktü. İspanya, dikenli çöven bitkisinin ihracatını yapıyor, Katalonya'da demir sülfat imal ediyordu; başka bir İspanyol fabrikası sülfürik asit üretiyordu. Öte yandan, 1830'larda bu girişimlerin hepsi çöktü. "İspanya kimya sanayisi iyi başladı ancak yabancı rekabetle baş edemedi ve kırk yıllık bir durgunluğa hapsoldu." 1830 ile 1860'lı yıllar arasında Endülüs'te, 1860'lı ve 1870'li yıllarda Austrias'ta önemsiz miktarlarda demir çıkartıldı. Modern, mekanize sanayi bazı izole bölgelerde ortaya çıktı ancak sanayileşme henüz başlamamıştı.
Sayfa 356 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam