Cem Vardar

وَقَالَتِ الْيَهُودُ عُزَيْرٌ ۨابْنُ اللّٰهِ وَقَالَتِ النَّصَارَى الْمَس۪يحُ ابْنُ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ قَوْلُهُمْ بِاَفْوَاهِهِمْۚ يُضَاهِؤُ۫نَ قَوْلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ‌ـ﴿٣٠‌ـ﴾ 30- Yahudiler, Uzeyr Allah'ın oğludur, dediler. Hıristiyanlar da, Mesîh (İsa) Allah'ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. (Sözlerini) daha önce kâfir olmuş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan bâtıla) döndürülüyorlar! اِتَّخَذُٓوا اَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَالْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَۚ وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُٓوا اِلٰهًا وَاحِدًاۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ‌ـ﴿٣١‌ـ﴾ 31- (Yahudiler) Allah'ı bırakıp bilginlerini (hahamlarını); (hıristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesîh'i (İsa'yı) rabler edindiler. Halbuki onlara ancak tek ilâha kulluk etmeleri emrolundu. O'ndan başka ilâh yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır. {Yahudilerin Mukaddes Kitaplarını taşıyan sandık birkaç kez düşmanlarının eline geçmiş, Mukaddes Kitap saldırıya uğramış ve bizzat Hz. Musa'ya verilen levhalar kaybolmuştur. Yahudi din adamları hâfızalarında kalan bazı âyetleri parça parça yazmışlardı. Babil esaretinde iyi bir yazıcı olan kâhin Ezrâ, şifahi ve kısmen yazılı olan rivayetleri bir araya toplayıp yahudi mukaddes kitabını meydana çıkarmıştı. Bu hizmetinden dolayı Ezrâ, İsrailoğullarının saygısını kazanmış, bu saygı zamanla o kadar aşırı bir noktaya varmış ki yahudiler, Ezrâ'yı Allah'ın oğlu saymışlardır. İşte 31. âyette buna işaret edilmektedir.} يُر۪يدُونَ اَنْ يُطْفِؤُ۫ا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَيَاْبَى اللّٰهُ اِلَّٓا اَنْ يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ‌ـ﴿٣٢‌ـ﴾ 32-
Din
Reklam

Cem Vardar

, bir kitap okudu
9/10
·368 syf.·
Beğendi
·
30 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 23:08
·
2026 2. kitabı
Bulgaristan'da, göçlere rağmen burada Türk varlığı devam etmekteydi. Bundan rahatsız olan Bulgar hükümeti, 1984 yılından itibaren asimilasyon politikası başlatarak Türklere, "isim değiştirme ve Bulgarlaştırma" konusunda baskı yapmaya başladı. Buna bağlı olarak Türk isimlerini Bulgar isimleriyle değiştirme, Müslüman mezarlıklarını yıkma, direnenleri öldürme gibi eylemlerle Türkleri sindirmeye çalıştı. Türkiye, Bulgar hükümeti nezdinde girişimlerde bulunarak Bulgaristan'da yaşayan Türklerin Türkiye'ye göç etmelerine izin verilmesini istedi. Ancak Bulgaristan, 1989 yılına kadar bu teklifi reddetti. 1989 yılında ise Türkiye'nin teklifini kabul ederek Türk azınlığı topluca göçe zorladı. Mayıs 1989- Mayıs 1990 arasındaki bu göçte Türkiye'ye 345.960 Türk göç etmek mecburiyetinde kaldı. Todor Jivkov'un istifa etmesi üzerine bu göçmenlerden 133.272'si geri döndü. Ancak 212.698'i Türkiye'de kaldı.....1923-1990 yılları arasında Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 717.122'dir.
Sayfa 295 - Yeditepe Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
1989 Göçü
Bulgaristan'da kalan Türk azınlığa yönelik baskılar artarak devam etti. İlk kez 1960'ta Türkler, isimlerini Bulgarca isimlerle değiştirmeye zorlandı. Türklerin aslında Bulgar kökenli olduklarına dair bilimsel kılıflar aranmaya başlandı. Bu tarihten 1979 yılında kadar Türkiye'ye Bulgaristan'dan 130 bin göçmen geldi.
Sayfa 294 - Yeditepe Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı

Cem Vardar

, bir kitap okudu
8/10
·128 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 21:54
·
2026 1. kitabı
Giosafat Barbaro
7.4/10 · 33 okunma
Reklam