Cem Vardar

Fas'a yahudi göçleri
Portekiz'den sonra en fazla İspanyol Yahudisini kabul eden, Kuzey Afrika'daki Müslüman devletler oldu, kaçan 175000 kişinin yaklaşık 20000'i Portekiz kralı ll.João tarafından daha sonra sürülen yahudilerin çoğu da Fas'a kaçtı. Aslında, on binlerce İspanyol yahudisi, müslüman komşularının peşinden Akdeniz'i geçerek Fas'a kadar geldi, orada "Kralın nezaketi" sayesinde, Fas'ta uzun süredir gelişen büyük bir yahudi yerleşimi, Yahudi-İspanyol topluluğunu coşkuyla karşıladı. İspanya'daki bağnazlık, Kral João'nun yalancılığı ve Avrupa'nın çoğunun yahudi karşıtı politikaları göz önünde bulundurulunca, yahudiler Müslüman bir devlette, herhangi bir Hristiyan devletinde olduğundan çok daha güvendeydi.
Sayfa 211 - Epsilon Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Sefarad Yahudi Sürgünü
Hiçbiri geleceğin ne getireceğini bilmiyordu ve neredeyse tüm Avrupa devletlerinin yahudi karşıtı duruşu düşünülünce, çoğu nereye gideceğine dair net bir fikre sahip değildi. Fransa ve İngiltere, on üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda yahudi topluluklarını sürgüne göndermişti. Almanya'da birçok şehirde kara ölüm(veba) belası için yahudiler suçlanmış ve ardından sınırdışı edilmişlerdi. Arka arkaya gelen papaların ve din dışı yöneticilerin yahudi karşıtı davranışları göz önüne alındığında, İtalya yahudi göçüne tamamen kapalıydı...
Sayfa 210 - Epsilon Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
1492 İspanya'dan Yahudi sürgünü
Katolik rahip Andrés Bernáldez, ülkesinin yahudilerinin yolculuklarına başlarken -belki de kendi dinini yayma fırsatını göz önünde bulundurarak- onları belirgin bir ilgiyle izledi: Temmuzun ilk haftasında, büyük küçük, genç yaşlı, yaya, atlı veya arabalarında, her biri kaderlerindeki limana olan yolculuğa devam etmek üzere anavatanlarını terk ederek yola çıktılar. Yolda büyük dertler ve tarifsiz talihsizlikler yaşadılar, düşenler, kalkanlar, ölenler, doğanlar, bayılanlar, hastalığa yakalananlar oldu. Onlara acıyıp vaftiz olmaları için yalvaran bir Hristiyan yoktu. Sefalet yüzünden bazıları din değiştirdi ama sayıları çok azdı.
Sayfa 209 - Epsilon Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Osmanlı Kudüs'ünü bulmak
1492'den sonra dünyanın en büyük Yahudi şehri -aslında iki bin yıldır yahudi çoğunluğu olan tek şehir- Osmanlı İmparatorluğun'da doğdu. Bu şehir, Ege Denizi'nin engebeli kuzeybatı kıyısındaki Selanik'ti. Sonraki dört yüzyıl boyunca, "Balkanların Kudüs'ü" olan Selanik, yahudi kültürünün küresel merkezi haline geldi. Dünyanın her yerinden yahudiler elverişli koşulları, istikrarı ve şehrin kozmopolit karakteri sebebiyle oraya akın etti. Osmanlı İslam'ı altında yahudiler çoğunlukla zenginleştiler, yalnızca Selanik'te değil, imparatorluğun her yerinde, hatta Şehzade Selim'in Trabzon'u gibi uzakta bir şehirde bile...
Sayfa 204 - Epsilon Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Karanlığın Yüreği
1492'den on yedinci yüzyılın ortalarına kadar Amerika'nın yerli nüfusunun yüzde 90'ının öldüğü -altmış milyondan altı milyona düştü- ve yaklaşık on üç milyon Afrikalının köle olarak Amerika'ya getirildiği tahmin ediliyor. Dünya tarihinde daha önce hiç kıtalar ölçeğinde dilleri ve kültürleri, şehirleri ve tarihleri yok eden bir soykırım yaşanmamıştı. Telafi edilemez bir şekilde yürek burkan bu fetihleri harekete geçiren şey her şeyden çok, İspanyolların ve diğer Avrupalıların yeni dünya fikriydi...
Sayfa 202 - Epsilon Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam