Zenginleri fakirlerden ayıran haksızlıktan bahsediyorum.Hamile bir anne,yabancı birisinin halısını silerken ,çocuğunun dizinde zehir tadı bırakan adaletsizlik!Hangi düzen ,hangi siyasi düşünce altında gelirsen gel ,daima bir yabancının halısını silen bir anne,çikolata için çıldıran bir çocuk ve utanan olacaktır.
Burada,dışarıda sayısız efendin olacak.Bunların ilkide ben olacağım üstelik.İstemeden ,belki bilmeden,benim için doğru ve gerekli,ama senin için de öyle olmayan şeylere zorlayacağım seni.Örnekse,işte şu minicik tatlı patikler.Benim için dünya tatlısı şeyler,ama ya senin için?İlk giydirdiğimde bar bar bağıracak,tekmeler atacaksın.Ama ben hiç aldırmadan gene de giydireceğim,hatta yoksa üşütürsün diyeceğim ve zamanla alışacaksın.Boyun eğecek,evcilleşeceksin,öyle ki gün gelecek ayağın çıplak olduğundan acı çekeceksin.Ve bu,upuzun bir kölelik zincirinin başlangıcı olacak.
Kadınla erkek arasındaki aşk dedikleri,bir mevsim.Ve bu mevsim çiçeklenme döneminde nasıl bir yeşillikler şöleniyse,solma döneminde de bir yığın çürüyen yapraktan başka bir şey değil.
Erkek doğarsan,umarım hep düşlerimde kurduğum gibi bir erkek olursun,zayıflara karşı yumuşak,küstahlara karşı sert,seni sevenlere karşı cömert,seni kullanmak isteyenlere karşı acımazsız...