Mahpushaneye ilk giren insan şaşırmıştır dünyadan apar düşmüş gibi olur sanki başka bir dünyadadır uçsuz bucaksız bir orman da kaybolmuştur ondan da beter topraktan evdenbbarktan Dostan sevgiliden her şeyden bütün bağlarını koparmışçasına uzaktır bir derin ıpıssız boşlukta döner sonra başka bir halde daha vardır yeni mahpusun taşı toprağı duvarı azıcık görünen gökyüzünü kapıyı demir parmaklıklı pencereleri bile düşmez her kendisine hele bir de parası yoksa bir köşede boynu bükük kalır kalır
Yüreğimiz,bir azap ve endişe yuvası idi.Bu kötü ve sakat makine,tabiatın bize bahşettiği bütün güzel ve iyi şeyleri hemen bir şer ve fesat unsuru haline sokar ve onlardan bizim sayısız felaketlerimizin zehrini çıkarırdı.