"Üzerimize eğiliyorlar, gümüş lambalarını tepemizde tutarak uzun uzun, derin derin bakıyorlar. Epeyce duruyorlar orada. Rüzgar dümdüz esiyor; alev hafifçe eğiliyor. Ayın çılgın ışıkları hem döşemeyi hem duvarı tarıyor ve üzerimize eğilmiş yüzlerle buluşunca onları boyuyor; düşünceli yüzleri, uyuyanları gözlemleyen, orada gizli sevinçleri arayan yüzleri."
"Ancak cinayeti engelleyebilmek için bir şeyler yapabilecekken yapmayanların çoğu, namus sorunlarının ancak faciada rol almış kişilerin erişebildiği kutsal alanlar olduğu bahanesiyle kendilerini avutmuşlardır."
"İnsanın azınlıkta olması, tek kişilik bir azınlık olması bile, deli olduğu anlamına gelmiyordu. Bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zaman, tüm dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun."