Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir gün, babamın müdavimi olduğu bistrolardan birinin sahibi, işyerinde büyük tadilat yaptı. Yeni bir tezgah aldı. Herkes tadilatı Doktor Fournier'nin sübvanse ettiğini söylemişti. "Sübvanse etmek"in ne anlama geldiğini bilmiyordum. Sözlüğe baktım, "mali olarak yardım etmek" anlamına geldiğini öğrendim.
Annem neden bir bistro açmamıştı?
Lise son sınıfa doğru, bizi yedirip içirenin, giydirip besleyenin, okutup eğitenin devlet değil, halk olduğunu anlamıştım. Bu halk salt bizi beslemekle, yetiştirip adam etmekle kalmıyor, devleti de o besliyordu.
...Yani devlet, halkın parasıyla güzel yemekler yiyor, iyi besleniyor ve çocuklarını en iyi ve en pahalı okullara gönderiyordu. Öyleyse esas olan devlet değil halktı.