Gökyüzü yıldızlarla öylesine kaplı, öylesine parlaktı ki insan kendine, bu gökyüzünün altında nasıl olup da öfkeli ve kaprisli insanların yaşayabildiğini sormadan edemiyordu.
“Seni benim deneyimsizliğimin sınırları ve engelleriyle kısıtlamak yerine, senin daha zengin olan varlığın sayesinde sınırlarımı aşmalıydım; aynı ayrı kaldığımız bu sürede sayende yaşadığım gelişim gibi. “