“Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.”
Bilincimizi giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna bulaştırdık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimizi içimize dönük birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla yadsımaya çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç sakınmadan gözler önüne serer hale geldi.
Bu insanların hepsinin kendilerinin seçmediği bir yetkilinin sözünü dinleyeceklerini, üstelik bunu, sözünü dinledikleri, onun yetkesini ve konulmuş kuralları kabul ettikleri halde kendilerine hiçbir şey sağlayamayacak durumda olan birine karşı yapacaklarını düşünmek saflık olur. Öyleyse burada yaşamak zor olacak. Yalnızca zor olsa, yine de şanslı sayılırız. "Her koyun kendi bacağından asılacak." dedi.
Kitaplardan öğrendiğimiz, daha çok da deneyimlerimizden edindiğimiz bilgilere göre, zevk için ya da zorunlu olduğu için erken kalkan biri, çevresindekilerin horul horul uyumasına öyle pek rahat katlanamaz.