Slmkvrmcgl

“Gök âşık olmasaydı, göğsü de pâk olmazdı Güneş âşık olmasaydı, parıldayan ışığı olmazdı” * Olmazdı Şiraze, sen olmasaydın gözyaşım olmazdı Şiraze, sen olmasaydın aşkım olmazdı Şiraze , sen olmasaydın dermanım Şimdi ah nöbetimin gecelerinden birinde, semada raks eden sitarelerin en mes’ud anlarına şahid olan gözlerimde birikir yokluğunun acısı. Şimdi şiraze, anladım ki yokluğundur beni aşka aşık, deli divane eden. Olmasaydın hep böyle, keşke olup olup olmasaydın böyle. Ben Anka, her seferinde yanıp kül olmayacaktım, kendimi yakıp yeniden yanmaya koşmayacaktım. Belki şiraze, seni sevmekle buldum ayinelerin gerisinde meftûn oluşu. Belki şiraze, seni herdem yitirmekte buldum bengisuyu. Belki Şiraze hep belki… “Aşk denizi bir çömlek gibi kaynatır Aşk dağı kum gibi ezer eritir Aşk gökyüzünü çatlatır Aşk sebepsiz yeryüzünü titretir” Aşk şiraze, bir köşede sıkışıp duvara ince çizgiler atmak zorunda kalışımdır. Aşk şiraze, tozlu sokakları bir başıma geçip ruhumu hüzzam besteler ile zenginleştirişimdir. Aşk şiraze, hep var olduğuna inandığım sevgiliye bir türlü kavuşamama bilincini kabullenemeyip açan her bahar çiçeğine küsüşümdür. Aşk şiraze, aradan geçen yılları umursamaz aşkıma bir nokta koyamayışımın insafsız virgülüdür. Süzsem diyorum seni, gecenin kesifliğinden sehere sır ile. Bu sır ile denk tutuştur, yakamozların dansıyla bakışlarından damlayan pusu. Bu kadar olma Şiraze. Bu kadar derunî, bu kadar bediî, bu kadar berkî; duhanî tebessümlerin beyza ertesinde. Bütün sırlara karışıp sır üstüne sır olma Şiraze. Kar yağar üzerime, ben üşürüm. Karsız kış buralarda siyah Şiraze. Desen ki siyah ve beyaz iki zıt kutup. Zıtlar arasında en tezat bir ben şiraze. Kendimle hemhal olayım diye bir hücreye kapansam da temrin etsem aşkı beş vakit. ellerim mi ağlar, saçım mı;
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Seher yeli, yarin yurdu nerde? Aşk katili, ayyar, ay yüzlü dilberin yurdu nerde? Gece karanlık, Önümde güven vadisinin yolu. Nerde Tûr ateşi? Görüşme vaatleri nerde? Kim geldiyse dünyaya bir haraplık izi var üstünde. Söyleyin bana: harabatta, aklı başında biri nerde? Beşaret ehli olan bilir işareti. Söylenecek neler var neler de sır mahremi nerde? Her zerrenin bin türlü hesabı var seninle. Biz nerdeyiz, kınayıcı, aylak herif nerde! Sorun bir kıvrım kıvrım saçlarına Gamlı, başı dönmüş, müptela gönlüm nerde? Divaneye döndü aklım Mis gibi kokan
Bazen şöyle bir odaya kapanıp dünya ile bütün bağımı koparasım gelir... Hayal işte..
Ne'msin ? belki hem, belki dem… La'sın, illa’ sın Bana benden evlasın Yûsuf'un sevdası, kanlı gömlek oldu Yakub'a dem çöl fehm etti. Şak şak yarıldı kumlar. Kervan uzaklaştığında kuyu başkaydı, kulûb başkaydı, kûrab başkaydı Aşk beklemede Taht beklemede Hitab beklemede Şiraze, cinnetim beklemede.dehşetim beklemede.Hiddetim, hezimetim, ahkemim beklemede.Beklemede cümlesi kitabın Şiraze. Söz dizdim suznâk bir besteye. Seni saldım beklemelerin ertesine, beni hepten akıntıya bıraktım. Berk yırtar semayı bir çeşit ağıt de Bir çeşit ağıt de Bir çeşit ağıdımsın Şiraze. İstanbul titrer sen farketmezsin; Anadolu sallanır doğu'dan batı'ya, batı'dan doğu'ya, tutunamazsın. Benim lâhutî küskünlüğüm Şiraze bir kendime. Bir bana, hep bana Şiraze. Heft iklim dolaşsam bu küslüğü kör delik bulup atamam. Şiraze ben bu aşk ile ya heder olur biterim, ya tamama ererim. Bîpayan Şiraze. Erbain'im Şiraze. mevtim, bâhirim, cevf-i leylim. Mermer zeminde uçuşur tüllerin; iz'in alnımda, yazı'mda, karlı baharın bana hediyesi tutsaklığımda, esaretimin sittîn senesi üzre yazılmış üçüncü beytinde gizlenmiş acıtır prangalarım Şiraze. Şâz oldum, mecaz oldum, yörelerin dilinden kayan cevheri aralanmış içi boş bir saz oldum. Bir katre sevdan ile yürürüm Şiraze, Çökmüş bedenimi sürüklerim zilâlin peşisıra. Haşiş hükmünde iken gıptadayım güle, süsene, benefşeye. Azım Şiraze, Belts yönünde toprağa kavuşmuş siracım Şiraze, Olsa olsa kendi etrafında dönüp duran, dönüp dönüp duran,