Eğitimin okul dışında gerçekleşemeyeceği algısı modern bireyin iliklerine kadar işlemiş olduğundan günümüzde şahsi terbiye imkânı da gözümüze pek olası görünmez. Dolayısıyla şahsi terbiyenin devre dışı bırakıldığı günümüz dünyasında salt okul talimi ile ancak müesses düzenin görmeyi arzuladığı tipolojiye muvafık dimağlar yetiştirilir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Günümüzde üniversiteler de nihilizme teslim olmuştur. Jo-seph Roth, Hayat Bir Bekleme Salonu'nda "Kahramanlıkların dö-nemi sona erdi: Sıkı büro çalışmaları dönemindeyiz şimdi. Des-tanların dönemi sona erdi: İstatistikler dönemindeyiz şimdi." der.2 Bu tespiti bugün için şöyle revize etmek yanlış olmasa gerektir: Algoritmaların ve yapay zekânın, anlamı tüketen istatistiklerin ve boş verilerin dönemindeyiz. Bugün insanın yüce idealler uğruna sergilediği eylemler değil, ölçülebilir çıktılar ve verimlilik tabloları makbul addedilir ve işte tam da burada nihilizmin gündelik hayata sinmiş sureti kendini gösterir. Büyük anlatıların yerini performans raporları, kahramanlıkların yerini ise kurum içi değerlendirme formlarına endeksli başarılar almıştır. Artık insanın değerini belirleyen şey taşıdığı idealler yahut uğruna risk aldığı hakikatler değil, tabloların hücrelerine sıkıştırılmış sayılar, grafiklerin soğuk çizgileri ve algoritmaların tayin ettiği verimlilik katsayılarıdır. İn-sani varoluş biricik bir serüven olmaktan çıkarıl)mış ve ölçülebilir parametrelerin içine hapsedilerek verilere indirgenmiştir. Bu indirgeme tam da nihilizmin çağımızdaki tezahürüdür: anlamı tüm görkemiyle ortadan kaldırarak onu rakamlara, istatistiklere ve ve-ri setlerine bölerek tüketen, dataizm ile el ele veren bir nihilizm:"
Hamilelik hâlinden daha mukaddes bir vaziyet var mıdır? Her bir fiilimizi, içimizde oluşacak o meçhul varlığa bir menfaat sağlayacağı inancıyla yapmak... Bu hâl, onun gi-zemli kıymetini artırmakta ve bize büyük bir sürur vermektedir! Bu vaziyette iken, kendimizi zorlamadan birçok şeyden uzak dururuz! Öfkemizi bastırır, uzlaşma elini uzatırız zira çocuğumuz, en latif ve en güzel şeylerden filizlenip büyüsün isteriz. Sert ya da kaba olduğumuzda dehşete kapılırız, ya o sevgili bilinmezin hayat kadehine bir damla şer dökülürse? Her şey gizemlidir, meçhul ve uğursuz bir hava içinde ne olup bittiğine dair hiçbir şey bilmeyiz, bekleriz, hazırlıklı olmaya çalışırız. Aynı zamanda içimizde perde kalkmadan önceki bir seyircinin hissettiği gibi saf ve arındırıcı bir mesuliyetsizlik hissi hüküm sürer. O büyümekte, meydana çıkmaktadır: Ne kıymetini ne de vaktini tayin etmeye hakkımız vardır. Tesir edebileceğimiz tek şey, onu muhafaza etmektir. 'Burada büyüyen, bizim fevkimizde bir şeydir.' En gizli umudumuz budur.