Slmkvrmcgl

Puan vermedi·362 syf.··
2026 2. kitabı
Modernist düşünceye yöneltilen eleştiriler 20. yüzyılın sonunda yoğunluk kazandı. Böylece modernistlerin sorgusuz sualsiz Batı’yı taklit ettikleri belirginlik kazandı. Söz konusu eleştiriler aynı zamanda gelenekçi düşüncenin taklitçiliğiyle ilgili değişiklikler doğurmaya aday tartışmaları gündeme getirdi. Taha Abdurrahman İslami bir modernlik inşasına giriş niteliğindeki Modernlik Ruhu adlı eserinde modernistlerin taklitçiliklerini kapsamlı bir bakış açısıyla gözler önüne seriyor. Korunması gereken modernlik ruhu ile terk edilmesi gereken modernlik gerçeği arasında esaslı bir ayrım yapıyor. Düşünür, hareket kabiliyetini kısıtlayan taklitten kurtulmak için içtihada alan açmak gerektiğini de ifade ediyor. Hiç şüphesiz bu, İslami pratik alanın gerekleri doğrultusunda modernlik ruhunu uygulamaya koymak suretiyle gerçekleşebilecektir. İslami uygulama bakımından karakteristik özelliklere sahip birtakım modelleri gündeme getiren eser, modernlik ruhunun İslam toplumlarını etkisi altına almasının nasıl mümkün olabileceğini, bundan da öte İslami pratiğin modernliği Batı’nın sınırlı anlayışının ötesine nasıl taşıyabileceğini açıklıyor. Zira bu gerçekleştiği takdirde İslami uygulama, ahlaki yıkımlardan kendini koruyacak ve modernlik ruhuna ait insani tezahürleri kuşatabilecektir. Taha Abdurrahman Modernlik Ruhu kitabında İslami modernliğin dayanması gereken esasları göstererek taklitçilikten kurtulmayı sağlayacak çıkış yolları öneriyor. Eser, modernlik üzerine kafa yoran herkes için vazgeçilmez bir kaynak. KitapStore
Modernlik RuhuTaha Abdurrahman · Pınar Yayıncılık · 202123 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·400 syf.··
2025 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 22:37
Taha Abdurrahman modern dünyanın yetiştirmiş olduğu bir âlim, bir filozof olarak müstesna değerlerden biri. Felsefe alanında yapmış olduğu iki farklı doktora onun Batı paradigmasından haberdar olmasını sağlamış, İslâmî ilimlere olan vukufiyeti derinliğini artırmış, her türlü taklitçiliğe olan itirazı ise onu özgün kılmıştır. Amel Sorunsalı adlı kitabı da onun bu özgün bakış açısıyla ortaya koyduğu ve okunmasının elzem olduğunu düşündüğüm bir eser.
Amel SorunsalıTaha Abdurrahman · Pınar Yayınları · 202120 okunma
Puan vermedi·213 syf.··
2025 9. kitabı
Gündelik hayatın koşuşturması içinde kelimeleri birer araç gibi kullanır, düşüncelerimizi onlarla paketleyip birbirimize sunarız. Peki, kullandığımız bu araçların ağırlığını, tarihsel ve felsefi yükünü ne kadar biliyoruz? Çoğu zaman farkında bile olmadan, bize ait olmayan dünya görüşlerini, yabancı felsefeleri ve gizli niyetleri, kelimelerin Truva atıyla kendi zihin kalelerimize taşıyoruz. İşte bu durum, Rasim Özdenören’in tabiriyle tam bir "kavram kargaşası" yaratıyor. Usta denemeci Rasim Özdenören, kült eseri Kafa Karıştıran Kelimeler'de tam da bu soruna parmak basıyor. Bize, düşünmemizi sağlayan en temel araçlar olan kelimelerin aslında ne kadar kaygan, ne kadar yüklü ve ne kadar yanıltıcı olabileceğini gösteriyor. Kitap, bir sözlük gibi tanımlar yapmak yerine, kavramların Batı düşüncesindeki kökenlerini ve İslam düşüncesindeki karşılıklarını keskin bir entelektüel neşterle birbirinden ayırıyor. Bu yazıda, Özdenören'in zihin açıcı analizlerinden yola çıkarak, anlamını bildiğimizi sandığımız ama aslında bizi bambaşka sulara çeken beş temel kavramı mercek altına alacağız. Gündelik dilde olumlu ve masum görünen bu kelimelerin ardında yatan, çoğu zaman fark etmediğimiz o derin felsefi çatışmaları keşfetmeye hazır mısınız? 1. Hümanizma: İnsan Sevgisi mi, Tanrı'ya Başkaldırı mı? Modern dünyada "hümanizma" dendiğinde akla ilk gelenler; insan sevgisi, insana değer vermek, şefkat, merhamet ve insan onurunu her şeyin üstünde tutmaktır. Bu kelime, neredeyse evrensel bir erdemin adı gibi kullanılır. Ancak Özdenören, bu parlak yüzeyin altını kazıdığımızda bambaşka bir kökenle karşılaştığımızı belirtir. Özdenören'e göre hümanizma, basit bir insan sevgisi öğretisi değil, kökeni itibarıyla Kitab-ı Mukaddes'in (Tevrat ve İncil) otoritesine karşı bir başkaldırıdır. Bu akım, ilahi
Kafa Karıştıran KelimelerRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 20231,936 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 13. kitabı
Taha Abdurrahman’ın Hakikat Arayışı adlı eserini okuduğumda, onun kaleminden çıkan her kitabın mutlaka okunması gerektiğini düşünmüştüm. Şimdi okuduğum bu ikinci eser, düşünce ufkuma kattıklarıyla beni bir kez daha haklı çıkardı. Artık diğer kitaplarını da mutlaka okumam gerektiğini düşünüyor ve Taha Abdurrahman okumayı gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ediyorum.
Bilgi Ahlaktan AyrıldığındaTaha Abdurrahman · Pınar Yayınları · 2020137 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2022 44. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2022 19:16
Yaklaşınca Haber Ver, Necdet Subaşı’nın Mahya’da yayımlanan son kitabı. Kitap yetmiş altı farklı başlıktaki birbirinden bağımsız gibi görünse de gerçekte bir yapbozun parçaları gibi birbirine eklemlenerek ilerleyen kısa yazılardan oluşuyor ve ilk başlığı yazılarına bir değerlendirme yapmasını rica ettiği bir büyüğünün kendisine yönelttiği eleştiriler ve bu eleştiriler neticesinde yazarın takındığı tavrın anlatıldığı İzlenim oluşturuyor. Nerede iş yapan biri varsa, Allah’ın emri, orada yerli/yersiz eleştiri de olacak yergi de. Sayın Subaşı da bundan muaf değil: “Bir şeyler yazmışsın, natürel dünyayı anlatmışsın, yaşadıklarını özetlemişsin, kendi hikâyelerin etrafında seni mutlu eden bir hayat üzerinden ilerlemişsin. Ama bunların hiçbirinde ne bir derinlik var ne de bir mesaj. Oysa insan eline kalemi aldı mı ona dikkat kesilenlere mesajlarını iletmesi gerek…” Sözün hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine inandığı için sessizliği tercih ederek kendi kabuğuna çekilenlerin ya da akla seza iddialarla ortaya çıkarak büyük bir şehvetle kelimelere sarılan ama söz oyunundan öteye geçemeyen ürünler ortaya koyan insanların yaşadığı şu dünyada şükür ki sözünün muhatabında makes bulabileceği inancıyla bıkmadan usanmadan kalemini tutmaya, yazmaya, konuşmaya ve sadra şifa üretkenliklerine devam etmeye çabalayan insanlar da var: “Üzüldüm, birkaç gün hiçbir şey yazmadım. Sonra düşündüm belki ustalar haklıydı ama yolları her nedense hep aynı yerlere çıkıyordu. Geri çekildim, kaleme can geldi. ‘Bildiğim gibi yazmaya’ devam dedim, asla dönmedim.” Akademik çalışmalarının yanında hatırı sayılır derecede edebî ürünler de vermeye devam eden Subaşı için edebiyatın esasında amaç değil insanı, olayları, doğayı, dünyayı, eşyayı anlamlandırmak ve anlatmak için bir araç olduğu görülüyor: “Edebiyattan
Yaklaşınca Haber Ver!Necdet Subaşı · Mahya Yayıncılık · 20226 okunma