İlgen Aktürk

“Hayat dişçiye gitmeye benzer. Daha kötüsünün geleceğini düşünürsün ama en kötüsü geride kalmıştır bile.”
Reklam
Kuşkularımız arkadan vurur bizleri, Cesaretimizi kırar; engeller çoğu kez başarabileceğimiz hamleleri.
Yaşamda gerçekten bir anlam varsa, o halde ıstırapta da bir anlam olmalıdır. Istırap, kader ve ölüm gibi yaşamın alaşağı edilemez bir parçasıdır. Istırap ve ölüm olmadan insan yaşamı tam olmaz.

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
İnsan onuru toplama kampında bile korunabilir. Dostoyevski bir zamanlar, “Beni korkutan tek şey çektiklerime değmeyecek olmaktır” demişti.
İnsanlar bazen bir arada bazen tek tek, tıpkı kendine ait bir düşüncesi ve iradesi olmayan bir koyun sürüsü gibi bir yerden diğerine doğru güdülüyordu.
Reklam
Mizah, ruhun kendini koruma savaşında bir başka silahıydı.
Beni kalbinde bir mühür gibi taşı, sevgi ölüm kadar güçlüdür.
Hakikat şuydu; sevgi, insanın ulaşabileceği en yüksek ve en büyük hedefti. O anda, insan şiirinin, insan düşünce ve inancının ayırt ettiği en büyük sırra haiz oldum: İnsanın kurtuluşu sevgiyle ve sevgidedir.
Umarsızlık (apati), yani duyguların körleşmesi ve kişinin artık hiçbir şey umurunda değilmiş gibi hissetmesi tutsağın psikolojik tepkilerinin ikinci evresinde ortaya çıkan bir belirtiydi ve onu günlük ve saatlik dayaklara karşı duyarsızlaştırıyordu.
Reklam
Aramızdaki sağlıkçılar ilk olarak şunu öğrendiler: “Ders kitapları yalan söyler!” Bir yerlerde insanın belli bir saatin üzerinde uykusuz kalamayacağı yazıyordu. Tamamen yanlıştı!
Yaşamak acı çekmektir ve hayatta kalmak acıda bir anlam bulmak demektir: Yaşamın anlamı varsa, ıstırap ve ölümün de anlamı vardır.
Aşırılığa kaçtın mı bunun sonu tutsaklıktır.
Aynı kumaştan kesilen iki insan birbirinin aynıdır.
Keramet cüppe ile takkede. Bunlarla konuştu­ğunuzda bütün zırvalıklar bilgeliğe, bütün budalalıklar hikmete dönüşür.
Sayfa 118Kitabı okudu
3.986 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.