Çöküyor karanlık şehrin üstüne
Şehir yavaş yavaş çekiliyor kabuğuna
Yeryüzü siyaha boyanırken
Gökyüzünde beyaz bir şölen oluşturuyor ay ve yıldızlar
Artık meydan bizim dercesine
Gündüzün hüküm sürdüğü saatlerde
Bir rahimde doğmayı bekleyen bir bebek misali
Bize umut olmak için
Biz de varız, burdayız demek için
Doğuyorlar semaya
Akşam
Akıyor gökyüzüne
Çöküyor karanlık şehrin üstüne
Şehir yavaş yavaş çekiliyor kabuğuna
Yeryüzü siyaha boyanırken
Gökyüzünde beyaz bir şölen oluşturuyor
Ay ve yıldızlar
Bebek misali doğuyorlar semaya
Bize umut olmak için
Şu an meydan bizim dercesine
Biz de varız, burdayız demek için
At koşturuyorlar gün doğana dek gökyüzünde
S.Ç.
Suni acılar, gereksiz duygu yükleri yaratır. Bazı insanlar zaman zaman empatinin dozunu kaçırıp paylaştıklarını sandıkları acının büyüyerek dikkat çekmesini arzuluyorlar.
Karşındakinin acısını paylaşmak, onun yerine acı çekmek demek değildir, duygusunu yaşayabilmesi için ona alan bırakmak demektir. Susup yanında oturmak, yaşadığı duyguyu görmek, "Neye ne kadar süre ihtiyacın varsa ben buradayım..." güvenini ona vermek demektir. Ancak böylesine alan tanıyan bir tutum, karşı tarafın duygusunu yaşamasına imkân sunar.
Her duygu bir cevap bulmak ister, ifade bulmak/karşılık bulmak ister. İfade edilememiş, cevap bulamamış duygular, içimizde yer kaplar. İçimize atılmış sayısız enerji topları olarak DUYGUSAL ATIKLARA dönüşürler.