Bazen düşünür müsün
Başka bir şeymiş gibi kendini?
Şimdi bilmiyorum yaşımı
Kaç boğumluydu kuyruğum,
Zehirim ne kadar keskindi!
Çevremde kızıl bir ateş çemberi
Kaldırıp kuyruğumu bir gün
Sokmayı düşündüm kendimi.
Bazen düşünür müsün sen de
Başka bir şeymiş gibi kendini?
Kendi kendini gören bir
Göz gibi oldun mu hiç.
İçe dönük bir göz gibi?
Gözünün bebeğinden
Kaç fersah gördün içini?
Nereye kadar sürdü yolculuğun,
Dehlizin sandığından derin miydi?
Söyle nerede buldun kemiklerimi?
Yüzüğüm herhalde parmağımda değildi!
Bazen düşünür müsün sen de
Başka bir şeymiş gibi kendini?
Sen ey kendiyle yetinen;
Artık suyumuz bulanık,
Bir güneş bile olsa sonunda
Yolumuz kırık, önümüz karanlık
Ve ağır tuğrası alnımızda
Padişah yalnızlığın
Ama yine de umudumuz kalabalık.