Kendimizden başlamazsak söz söyleyemeyiz. Söz söyleyemezsek dünya bizim olamaz. Büyüdükçe, yazdıkça anlarız ki bizim sandığımız hayatımız gerçekte herkesin hayatıymış. Yalnız kendi hayatımız olsaydı yaşadığımız, hepimiz ne kadar eksik kalırdık. Biz, başkalarının yarattığı varlıklarız ve biz başkalarını yaratan varlıklarız. Bu yüzden sığınmak bizim en güzel var oluş hallerimizden birisidir.
Yalnızlık, bizi kalabalığın azabından kurtaran en değerli yaşama gücüdür. Derinliği öğreten, sessizliği öğreten, uzakları öğreten, hayal kurmayı öğreten, hatta unutmayı öğreten bir yaşama mucizesidir. Biz, dünyanın büyüsünü yalnızlığın o çok katmanlı sessizliği içinde görürüz, öğreniriz, anlarız. Kendimizi sevme olanağıdır yalnızlık. Bir çeşit varoluş ayinidir, ayetidir. Kimsenin bizi cezalandıramayacağı bir yerdir. Çok önceden söylemiştim, bir daha söyleyeyim; tüm bunların olması için yalnızlığı bizim seçmemiz gerekir.
Aşktan, emekten, şiirden ve utanma duygusundan başka bir değerim olmasın istiyorum. İnsan bir "Ah!" olmasın istiyorum. Kocaman bir dünya olsun istiyorum. Ben dünyayı sevmek istiyorum.