Hiçliğin bu çirkin baskısı altında sinirlerimin giderek nasıl gevşemeye başladıklarını hissediyordum ve tehlikenin bilincinde oyalanacak bir şeyler bulmak ya da yaratmak için sinirlerimi koparacak denli geriyordum.
Bir beklenti içinde oluyordu insan sabahtan akşama ve hiçbir şey olmuyordu. Bekleyip duruyordu insan. Hiçbir şey olmuyordu. Bekliyordu, bekliyordu, bekliyordu, düşünüyordu, düşünüyordu... Ta ki şakakları ağrıyıncaya kadar. Hiçbir şey olmuyordu. Tek başına. Yalnız.