Güzelim tenlerin ezilip paramparça edileceğini, onurlu bedenlerinden şiddetle çekilip koparılan ruhların Tanrı'nın önüne atılacağını görüyorum. Kıyımın ve yıkımın içinde dünyaya kalıcı barış ve mutluluk getirmek için mücadele eden biz zavallı insanların sonu bu oluyor.
Kişisel çıkardan öte bir şey gözetmeyen kapitalizm çürüyerek bozulurken asırların çiçeğinin,İnsanlığın kardeşliğinin serpilip gelişeceğine inanılıyordu. Oysa böyle olmamış fazlaca olgunlaşıp çürümüş kapitalizm, bugünden geçmişe bakan bizleri olduğu gibi o dönemde yaşayanları da şaşkına çevirerek içinden bir canavar çıkarmıştır: Oligarşi.
Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?