📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Harese nedir, bilir misin? Oğlum Arapça eski bir kelimedir. Bildiğim o hırs, haris, İhtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese, şudur evladım: develere Çöl gemileri derler bilirsin? bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden aç sus çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama Bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzından yaralar açar, O yaralardan kan akmaya başlar. tuzlu kanın tadı dikenin ki ile karışınca Bu devenin daha çok hoşuna gider böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamazz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. demin de söyledim hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir bütün OrtaDoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadından sarhoş olur.
Sohrab’ın suskun olduğunu söylemek, yanlış olur. Suskunluk,huzur içeriyor. Sakinlik, dinginlik. Yaşam düğmesinin sesini kısmak gibi.
Sesizlik ise düğmeyi kapatmak. Kesmek. Tamamen durdurmak. Sohrab’ın sesizliği, buna özgür iradesiyle karar verenlerin, davasını hiç konuşmayarak savunma yolunu seçenlerin sesizliği değil. Bu, karanlık bir yere sığınan, etrafındaki örtünün uçlarını kıvırıp bir bohça yapan ve onun içine gizlenen birinin sesizliğiydi.
Yoksa bağışlanmak böyle mi tomurcuklanıyordu? Gürültülü patırtılı bir veda töreniyle değil de, eşyalarını sesizce toplayıp bir gece yarısı, habersizce sıvışarak mı?