songül çkr

songül çkr

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.·
2019 43. kitabı
Nazan Bekiroğlu
8.3/10 · 2.178 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Erişkin kişi ani tatmin, rahat ve heyecan peşinde koşmayan kişidir. Erişkin kişi hayatı bir biyografi ve gelecek ışığında tanzim eder. Kendisinden önce gelenlerin hayatını devam ettirir ve geleceği çocuklara miras bırakır. Hayatı sadece kendisi için yaşamaz. Erişkin kişi yaşın getireceği olgunluk ve sorumluluk hissini sahiplenir, böylelikle de kensinden sonra gelen genç nesillere örnek teşkil eder.”Kemal Sayar
Mustafa şimdi romanlara merak sarmaştı kütüphaneye baktığı için anahtarı onda duruyordu. Eve de romanlar getirmeye başlamıştı, ama kiz kardeşi Güzide'ye vermiyordu. "Kızlar da roman mi okurmuş? diye karşılık verdi, "Neden kiza okutmuyorsun? diyen babasına. “sen okuyorsun ya," dedi babası, "Kizların oğlanlardan ne farkı var?" Yeni bir şey öğrenmişti lise öğrencisi Mustafa. Öyle va kizlar da insandı. Ona erkeğin üstünlüğü ogretilmişti şimdiye kadar. Posta seyyarı Hüseyin Avni Bey kadınların da bir yeri olduğunu belirtmişti. Mustafa Inan bu yerin önemini bir daha unutmadı. Daha sonraları da erkeklerin elinde bulunan bu dünyada kızların korunması gerektiğine inandı. Hocanın ölümünden sonra oglu Hüseyin Inanla evlenen eski asistanı Esin, "Kiz çocuğu olmadığı için üzülürdü hoca," diyor. "Evimin havası değişirdi," dermiş. "Kürsüye ilk girdigim zaman bana çok yardım etti hoca," diyor Esin, "Bu ülkede kizların karşılaştıkları güçlükleri çok iyi biliyordu. Bu durumun değişmesini istiyordu. Bir yemekte benimle uzun uzun konuştu: Bu ülkede en çok şundan sakınmalısın: Erkekler bizde belirli bir yaştan, yani elli yaşlarından sonra cevrelerindekileri harcamaya başlarlar. Artık yasayacak kaç yılım kaldı, istediğimi yaparim bundan sonra, diye düşünürler. Sen erkeklerin içinde yaşiyorsun; onların ara- Sında kendi yaşıtlarından değil, orta yaşlı erkeklerden çeKinmelisin. Benimle çok yumuşak konuşurdu.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Herkesin dostu Mustafa Inan nasıl öğretiyordu bu kadar insana? Önce onlarla dost oluyordu tabii. Öğretmeden ônce onları öğreniyordu; nasıl öğretebileceğini hesaplıyordu. Sanki öğretmiyordu onlara, onlarla sohbet edermiş gibi yapıyordu. Onunla konuşanlar, hocadan bir şey öğrendiklerini çok sonra anlıyordu; ya da onların bildikleri şeyleri söylüyormuş gibi yapıyordu. "Sen zaten bilirsin," diye başlardı söze. Her şey öğretilebilir. Iyi yaşamak için neler yapmalı? Bunu bile öğretebiliriz insanlara. Çünkü iyi yaşamak da bilgiye dayanır. Bunu da göstermeliyim sizlere. Çünkü ülkemizin insanları daha yaşamanın acemisidir. Onlara insan gibi yaşaması öğretilmemiştir henüz. Nasıl yaşamak gerektiği de sezdirmeden öğretilebilir onlara. Hayatın yaşamaya değer olduğu öğretilebilir. Güzel sanatların da, edebiyatın da büyük ve güzel şeylerin de var olduğunu öğrenmeli ... Herkesin dostu' olmak gerekiyordu kısaca. Herkesin erdine koşmak gerekiyordu. Ve en önemlisi, onların der- bir duruma getirmemek gerekiyordu. Bunun için de her şe- C koşarken, onların işine yaramak gerekiyordu. Ogrete un derken, onların yasantisını büsbütün içinden çıkılmaz n Öğrenmek gerekiyordu. Bunun için de her şeyi erak etmek gerekivordu. Bu soluk benizli çekingen in- da işte bu merak fazlasıvla vardı, bazen kendi esas me- iesini unutacak kadar vardı. Her öğrendigini uygulamak İsterdi...
Sayfa 55 - İletişim·Kitabı okudu
Yastık değil, kafa rahat olacak. Döşek değil, vicdan rahat olacak. Ve insan; yorgana değil, huzura sarılıp uyuyacak. Tuncel kurtiz