İnsanın kendini elinde tutması hiç kolay değil. Akıl, yabani bir at gibi oradan oraya koşturup duruyor. İşte ben şimdilerde, aklımı bir ahıra kapatmak yerine, onu korumaya almak için etrafına yüksek bir çit yaptırıyorum. Kapısına da köpekleri bağladımmı kimsenin yanıma yaklaşbileceğini ihtimal vermiyorum. Ben aklıma güveniyorum da çevresine pek güvenmiyorum Osman
Yalnız ben bu unutma işinde biraz fazla ileri gitmişim, beynimi unutmak için o kadar acımasızca eğitmişim ki, artık lazım gelen şeyleri de hatırlayamıyorum. Altında kaldığım taşların ağırlığını biliyorum da mevzu tam olarak neydi bir türlü çıkaramıyorum Osman.
Şems, sohbet etmeyi, ben konuşurken beni dinlemeyi severdi. Gözlerimin içine bakarak dinlerdi. Bir kadının için kendisini bir erkeğin dinlemesi tarif edilemeyecek bir mutluluktur. Şems latifeli konuşmayı çok severdi ve şaka yapmaktan hoşlanırdı.