Çocukların gözüne bak fersiz, yüzüne bak kansız. Söz söylerler, cansız mı cansız… Burnu sümük, boynu bükük.. Tombul tombul yüz olmalı çocukta. Kan çıkmalı yanağına dokunsan… Nerede? Daha on yaşında, elmacık kemikleri fırlak fırlak olur. Bakımsız, üzüntülü bir durum… Bakıp bakıp dert doluyorum..
Şu inanca vardım ki, köy sağlığının yoluna girmesi için, ilkin bir fırın gerek her köye.
Ben bu fırın işini düşünürken Gani Çavuş’un kardeşi Hüseyin Ağa, ona da kulp buldu: “Şehir ekmeğinin bir saat yattığı karında, bu beş saat yatar. Öyle olmasa ekmek dayanır mıydı bize?”