Kitabın son 80 90 sayfasına kadar inanılmaz sıkılarak, kendimi zorlayarak okudum. Yani baş karakterin tek başına bir adada geçirdiği yaklaşık otuz sene, zaten okuyucuya geçirmek açısından çok zor. Bir de bu konuyu işlerken sürekli aynı şeyleri zikretmek sanki insana kitabın 200. sayfasında bile daha ilk başını okuyormuş hissi veriyor. Defoe'nin gözlemciliği ve betimlemeleriyle her şeyi canlı kanlı izletir gibi bir anlatımı olsa da, kendini tekrar etme durumu maalesef bu kitabı sevdim diyebilmemin önüne geçiyor. Son kısımlarında da o kadar ekstrem bir şey olmamasına ve yazarın o kısmı çok kısa bir aralığa sıkıştırarak, çoğu şeyi geçiştirerek anlatmasına rağmen kitabın geneline oranla daha çok çekti diyebilirim. Devam kitabını okur muyum, muhtemelen evet ama sanırım uzun bir süre geçtikten sonra.