Bu adamın aşk hakkında bildiği her şey bir yağmur damlası berraklığıyla dökülmekteydi kaleminden. Derinlikli, çağrışımlı dizeler, aşkın bin bir hali, sevginin felsefi çözümü. Bir sarmaşık diyordu o aşk için. "Aşk" sözcügü zaten sözlükte
"sarmaşık " demekmiş. Bir sarmaşık çınarları, servileri nasıl sarıp sarmalarsa aşk da öyle sarıp sarmalarmış çınar gibi yiğitleri, servi boylu dilberleri. Ve her sarmaşık, sardığı ağacı kuruturmuş sonunda. Dıştan yemyeşil ve güzel gösterirmiş ama içten içe kurutur, çürütür, çökertirmiş. Bütün bunlari bahçesindeki en güzel hurmayı kurutan sarmaşığa bakarak anlatıyordu, her dizeyi yazdıkça gelin gibi süslenmiş ama meyveden kesilip kurumaya baslamiş olan hurmaya bir kez daha gözleri dolarak bakıyordu. Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşkİskender Pala