Bir aristokratın zenginliği; bir piyasa olgusu değildir, tüketicilere tedarikçilik yapmaktan elde edilmez ve halk tarafından herhangi bir eylemle geri alınamaz ve hatta etkilenemez.
Her kuruşun bir oy hakkı verdiği, her gün tekrar eden plebisitte tüketiciler; fabrikalara, mağazalara ve çiftliklere kimin sahip olması ve onları kimin işletmesi/çalıştırması gerektiğini belirlerler. Üretimin maddî araçlarının denetimi/kontrolü, egemen
tüketicilerin onayına ve müsaadesine tâbi sosyal bir işlevdir.
Uzak köylerden kentlere gelen, okul yüzü görmemiş Yeni Gineliler Batılılara aptal görünüyor. Bunun tam tersine, ben de sık ormanlarda Yeni Ginelilerle birlikteyken onlara ne kadar aptal göründüğümün hep farkındayım
Dikkatimizi neye odaklayacağımızı bilmiyor ve zamanımızın çoğunu tali konuları araştırarak ve tartışarak geçiriyoruz. Kadim zamanlarda güç sahibi olmak, veriye erişim yetkisine sahip olmak demekti. Bugünse güç, neyi görmezden geleceğimizi bilmek demek.