Son derece normal bir insan olduguna inanıyordu.
Ölmeye karar vermesinin cok basit iki nedeni vardı, bunları açıklayan bir mektup bırakacak olsa pek çok kişinin ona hak vereceginden hiç kuşkusu yoktu.
Birinci neden: Yaşamındaki her şey hep aynıydı ve bir kez gençliği sona erdi mi hep yokuş aşağı gideceği belliydi: Yaşlılık dönüşü olmayan izler bırakacak, hastalıklıklar birbirini kovalayacak, dostlar birer birer yok olacaktı.Yaşamını sürdürmekle hiçbir sey kazanamayacaktı, tam tersine acı çekme olasiligi hep artacaktı.
İkinci neden daha felsefiydi: Veronika gazete okuyan, televizyon seyreden, dünyada olup bitenlerden haberli biriydi. Her sey yanlıştı ve kendisi herhangi bir şeyi düzeltebilecek durumda degildi - bu, tamamıyla âciz oldugu duygusunu büyütüyordu içinde.
Zaten bu gibi keyifli anları hiç yaşamamış da değildi.Sürekli depresyon halinde yaşayan,hüzünlü, nefret dolu biri değildi, kendisini bu yüzden öldürmüyordu ki.
Ljubljana sokaklarinda neşe içinde az mı dolaşmıştı güneşli öğle sonlarında ? Sonra, şairin heykelinin bulunduğu bu küçük meydanı kar yağarken seyretmek de hoştu.Bir seferinde neredeyse bütün bir ay boyunca sanki bulutların üstünde gezmişti, sırf o meydanın ortasında hiç tanımadığı biri ona bir çiçek verdi diye.