Sevgili Onat’ın okuduğum her bir öyküsü, ödüllü romanların giriş sayfası olacak kadar başarılı. Öykülerindeki anne vurgusu benim dikkatimi çeken tek ayrıntı değil özellikle bazı detaylarda Gaziantep’te geçirdiği çocukluğuna dair anılardan esinlendiğini düşünüyorum. Onat çok duygu yüklü bir yazar ufak tefek detaylardan muazzam benzetmeler çıkarabiliyor aynı zamanda çalışmaları tam bir kendi döneminin özeti diyebilirim çünkü toplumsal bir takım argümanları oldukça çalışmalarında kullanmış. Eşi Filiz Onat’ın röportajlarından birinde Cumhuriyet Gazetesine yazdığı öykülerin kitaplaştırıldığını öğrendik ki zaten kendisini Hababam sınıfını izlemiş herkes tanıyacaktır, hatırlarsınız Ayşen Guruda ile birlikte oynamış 4 çiçek kadından biri. Son olarak neden roman yazmamış deneme ve öyküde sınırlı kalmış diye düşünürken kendisinin ne yazık ki arkadaşıyla bir kafede otururken bombalı saldırıda yaralanıp 1 yıla yakın bir süre sonra da vefat ettiğini öğreniyorum. Yazara dair ufak tefek bir şeyler öğrenince hikayeleri okumak daha anlamlı oluyor değil mi ? O zaman şimdiden iyi okumalar.