Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
80
Basım Tarihi:
Şubat 2019
İlk Yayın Tarihi:
1959
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750800788
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·80 syf.··
2022 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 23:35
Onat Kutlar ile tanıştınız mı? Onat Kutlar'dan okuduğum ikinci kitap oldu "İshak". En az "Bahar İsyancıdır" kadar çok sevdim. Yine birbirinden farklı öykülerle karşımıza çıkıyor Kutlar. Anlatılamaz, tarif edilemez ve keskin cümleleriyle. Özellikle Horozlar, Kediler, Dördüncü ve İshak öyküleri bende bambaşka bir yer bıraktı. Canınızı acıtıyor satırlarında ve bunu ajite etmeden başarıyor.Böyle özgün bir kalemle dilerim bir gün tanışırsınız. Not: Ayrıca kendisi Hakkari'de Bir Mevsim filminin senaryosunu Ferit Edgü ile beraber yazmıştır. Filmi izlemediyseniz çok şanslısınız.
Edebiyat
İshakOnat Kutlar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,039 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2022 227. kitabı
Siz Onat KutlarOnat Kutlar 'la tanışdınız mı? Ben bugun İshak ile tanışmış oldum.. Pekii,, Onat Kutlar kimdir? Biyografisınde yazılana göre Türk Şair, Yazar, Sinema ve Fikir Adamı dıye bahsediliyor.. İshak Kadırga yurdunda kalan bir hukuk ögrencisinin, yurt koğusunda kahve Köşelerinde yazılmış 9 kısa öyküsünden oluşuyor. 1959da A dergisinde İshak çıktığında 23 yasındaydı.. Onat Kutlar.. 1960Türk Dil kurumu öykü ödülü almış bır kitabı okuduk.. Sonrasında 1950letde Sait Faik den alınan güçle bir atılım içine giren modern öykücülüğümüzün tohumu atılmış olur.. O dönemin simgesidir, günümüz öykücülüğünde ise mihenk tasıdır.."İshak" Kim bilir belki de bütün ömrü boyunca her şeye bu özgürlüğü düşünerek katlanmıştı. S 28 Horozlar kıtaptan... Bbırbırınden bağımsız ama insanı düşündüren, keyıfle okunan bir kıtap oldu Benım için Kefili değilim ama seveceksiniz biliyorum ozamn Buyurun #OKUYUN #OKUTUN
Edebiyat Hikaye Öykü
İshakOnat Kutlar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,039 okunma
9/10
·80 syf.··
2021 92. kitabı
... Islanınca esmer defterleri yüzümüzün bu çamurla kanla alınteriyle gizli bir yazgı çakıyor bir an. Karanlık feneri ülkemizin. Nasıl bir yalnızlık, unutulmuş bir ışık diliyle çırpınırken biz üstümüze geliyor büyük gemisi geleceğin Bir tenis topu, koşan bir çocuk, bir gözyaşı bile değiliz. Yalnızca bir ağaç ailesi ve bir köşede yıllardır bizi gözleyen hep aynı balta: Dalgınlık. Düşünüyorum nasıl budandık bahara ulaşmak için. Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin unutmamak için çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz ölü balıklar geçiyor kırışık bir deniz sofrasından ve ellerinde fenerlerle benim arkadaşlarım durmadan düşünüyorum ne kadar çok öldük yaşamak için. Onat Kutlar En çok bu satırlarıyla hatırımdadır sevgili Kutlar. Ne zaman biriyle ölsek hemen düşüverir aklıma şu son satırları... Yine öyle bir anda yalnızca bir tek pasajıyla hiç düşünmeden beni içine çeken kitap oluyor İshak. “İshak” Onat Kutlar’ın yayınlanan ilk kitabı. 1959 yılında “a dergisi yayınları”ndan çıkmış. 1960 yılında da bu öykü kitabıyla Türk Dil Kurumu Öylü Ödülü’nü almış. Ayfer Tunç’un, Türk Edebiyatının en iyi on öyküsünden biri dediği İshak, dokuz adet öyküden oluşuyor. Her biri öyle içten, öyle samimi kişinin yüreğine işliyor. “Yıllardır buraya gelirim. Ne zaman bir bahar günü o esinti sessiz tilkiler gibi otların tepelerini karartıp geçtiğinde, yüreğim de bir güvensizlik büyüse, kalkar buraya gelirim. Ne zaman yağmurların yağmıyacağından, toprağa dökülen buğdayların tuzlu kumlar arasına sıkışıp sessizce öleceklerinden, arkalarında ağaçların boz kemiklerinden başka hiçbir şey bırakmayan o korkunç çekirge sürülerinden ve zaman zaman tepeme binen sebepsiz cinayet isteğinden korksam, kalkar buraya gelirim. Oysa burada tanrı, çoktan yanmıştır. Kendi ağırlığımı duyarım yalnızca. Gene de
İshakOnat Kutlar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,039 okunma
6/10
·80 syf.·
2019 19. kitabı
Dokuz öyküden oluşan bu kitapta yazar, diline aşina olmayan birini daha önsözden, anlatımındaki mükemmellikle yakalayıveriyor. Betimlemeleri ile olsun, "an"dan yakalayıp bize sunduğu karelerle olsun, anlattıklarını okurken gözümüzde rahatlıkla canlandırabiliyoruz. Bunda yazarın sinema ile iç içe oluşunun da payı büyük. Kısacık öyküler, sinema karelerine dönüşüveriyor birden bire ve kısacık bir "an" da olsa, o öyküye dahil oluyorsunuz. "Horozlar"ın büyükannesine kah gülüyor, kah acıyorsunuz, "Hadi"deki küçük kızın korkularına ortak oluyorsunuz, "Yunus"ta hastalık ve kasvet iliklerinize işliyor, "Çatı"da Güleç Osman'a kızıyorsunuz, bir şeyi yaparken aslında onu yıkıyor muyuz, bunun düşüncesine dalıyorsunuz, "Kediler"de o yabanıl hayvanlar ile ne yapacağınızı bilemiyorsunuz, "Dördüncü"de hayal ile gerçeği birbirine karıştırıp, nasıl da "hayat" denen oyunu sahnelediğimizi, elimizin büyük mü küçük mü olduğunu ya da ne zaman kartları açık oynamamız, ne zamansa kötü bir eli hayata, sağlam bir blöf ile yedirmemiz gerektiğini fark ediyorsunuz, "At Cambazları"nda çaresizliği, "İshak"ta gizemi, "Kül Kuşları"nda ise acıyı tadıyorsunuz. Öykülerde bozkırı, taşrayı, zorlu yaşamları iyiden iyiye hissediyorsunuz. Bunda o coğrafyayı görmenin, o coğrafyayı yaşamanın veya hiç olmazsa o coğrafyaya karşı gözünü kapamamış olmanın etkisini hissediyorsunuz. Bu açıdan yazar, gerçekten de güzel bir iş çıkarmış. Kitaptan yaptığım tek alıntıda da değindiği üzere, yurdum aydınlarının (!), burunlarının dibinde olanı biteni görmeyip bu coğrafyayı, uzaklarda bir yerlerde kabul etmeleri ve güllük gülistanlık (?) memleketimizin böylesi dertlerinin sanki hiç olmadığını kabul etmeleri, yazara ağır gelmiş olsa gerek. Bu açıdan bakarsak aydın denen insan, topluma ayna mı olmalı yoksa toplumla araya perde
İshakOnat Kutlar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,039 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2019 172. kitabı
Onat Kutlar'ın 20'li yaşlarında yazdığı bu kitapta 9 öykü var. Anlatımına, diline ve kelime zenginliğine diyecek sözüm yok. Ancak sanki kurgulamada eksiklikler var. Ben biraz da gotik bir hava aldım hikayelerden.
İshakOnat Kutlar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,039 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2019 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2019 17:01
Onat Kutlar ,23 yaşında yazdığı, 9 öyküden oluşan İshak kitabıyla, "1950 Kuşağı" olarak adlandırılan öykücülerin önemli bir temsilcisi olarak yer almıştır edebiyat dünyasında.1960 yılında Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü'nü kazanan İshak'ta Onat Kutlar, çocukluğunun Gaziantep'ini adeta yeniden kurgular.Geleneksel öykü anlayışından sıyrılan Onat Kutlar öykülerinde fantastik, kafkaesk öğelere yer verir.Yalın bir dil kullanmakla birlikte, bu dil çok katmanlı ve şiirsel bir dildir.Türk öykücülüğünün kilometre taşlarından biri olan İshak, dönüp dönüp okunacak bir kitap öykü severler için.En azından benim için️.
Edebiyat
İshakOnat Kutlar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,039 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2021 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 01:24
Ben bu türü çok sevdim! Nedir büyülü gerçekçilik? Uzun uzun anlatamam, tam olarak vakıf olabildiğimi düşünmüyorum henüz ama kısaca; gerçek zaman diliminde ve mekânda, aslında gerçek olmayan olayları, nesneleri gerçekmiş gibi gösterip, bunu olağan sayıp, hayatına da gayet normal bir şekilde devam etmek, gerçeği ve gerçeküstünü harmanlamak. Saçma olduysa affola ama şimdilik anladığım budur. Büyülü gerçekçilikle ilgili çok meşhur bir yorum var, David Punter; “Eğer bir hayalet kahvaltı masanıza oturur ve siz de dehşete kapılıp, korkarsanız bu korku-fantastik olur. Ancak hayalete, şu reçeli uzatabilir misin? derseniz büyülü gerçekçilik olur. Siz böyle dedikten sonra hayalet, benim büyükannem çok güzel soğan reçeli yapardı der; siz de buna karşılık, saçmalama soğanın reçeli yapılmaz derseniz bu da büyülü gerçekçi olur.” Sanırım bu biraz daha anlamlandırıyor, gerçek olmadığını biliyoruz ama bu, fantastikteki gibi bambaşka bir alemde değil, bizzat yaşamımızın içinde. Kitaba gelecek olursak, bu anlatım çerçevesinde 9 güzel öykü var. Horozlarda bir yaşama isteği, Yunusta ölümün nefesini enselerinde hissedenleri, Kediler ve Dördüncüde yaşamın sıradanlığını görüyoruz. Her hikâyede bir yok oluş, ölüm dikkat çekiyor. Her yerde kediler çıkıyor karşımıza -buna değinmeden edemedim- ki bir noktadan sonra özellikle ona göre okumaya başladım, niye buna takıldım bilmiyorum bu kadar. Horozlarda bir kedi, Hadide daha başlarken bir kedi, Yunusta kapı açılır içeri girer bir kedi, Kediler diye başlıca bir öykü var zaten, hınzırlar tavanda uçuşuyorlar, sağa sola saldırıyorlar… Dedik ya büyülü gerçekçilik, kediler tavanda uçuyor, hayali kartlarla poker oynanıyor… Olaylar arası bir kurgu, örgü yok gibi ama kime ne! Gariplikler içinde kaybolmak değil mi zaten güzel olan, anlayamamak tekrar tekrar
İshakOnat Kutlar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,039 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2022 55. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2022 20:39
Horozlar Hadi Yunus Çatı Kediler Dördüncüsü At cambazları İshak Kül kuşları Bu 9 öykü birbirinde  bağımsız öykü. Ve ben öykü kitaplarını sevmediğimi tekrar anlamış oldum. Kitabı bir arkadaşımın kitaplığından aldım ince olduğu için dikatimi çekti. Yazarı biraz araştırınca aslında Onat Kutların bu kitabı çok sevilmiş ve ünlüymüş, şimdiye kadar nasıl gözümden kaçırmışım acaba. Öyküler edebiyat lisanını  güzel anlatmış hele birde Onat Kutlar bunu 23 yaşında yazdığını, düşünürsek gene başarılı olmuş. Ancak ben öyküleri çok beyenmedim belkide Öykü sevmediğimden kaynaklı, olabilir velhasıl ben beyenmedim ama ince bir kitap, okunulur Böyle anlarda serseri rüzgârların çalkalayıp durduğu karmakarışık su yüzeyinden ağır bir taş gibi dibe çöker dinlenirdi. Kim bilir belki de bütün ömrü boyunca her şeye bu özgürlüğü düşünerek katlanmıştı. Gittikçe sevindi ve büyüdü içinden. Yazarın Önsözü Ülkeme, çocukluğumun kentine döner gibiyim. Kâğıtların ak denizine, esinlerle ürperen çayırına harflerin, anlamın derin vadilerine, kitapların kalabalık sokaklarına... Bilenmiş bir bilinçle birlikte. Çocukluğumun sokakları, evleri, bahçeleri hemen hemen aynı. Ama boyutlarına bakıyorum, çok değişmiş. Şu küçük alan bana uçsuz bucaksız gelirdi. Şu iki adımlık semt ne kadar uzak İshak'ı yirmi yaşlarındayken yazdım soğukta yazdığım öyküler hep çocukluğumun kentiyle ilgiliydi: Antep. Kimileri, Alaybeyi'nin udcusunu Kafka'nın Prag'ından, Horozlar'ın büyükannesini Mansfield'in Yeni Zelanda'sından, Hacıköprü'nün çiftçisini Camus'nün Oran'ından getirilmiş sandılar. Ne kadar kötü okuyorlar Yunus'u, Orhan Kemal'i, Yaşar'ı... İshak, bir Anadolu kentindeki gerçeklerin ne yorumudur ne de sorunlarının çözümü. Küçük, alçakgönüllü kesitlerdir bu öy- küler. O kenti tanımaya çalıştım yıllar önce Avcının iyisi
Edebiyat
İshakOnat Kutlar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,039 okunma
8/10
·80 syf.··
2021 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 17:48
Onat Kutlar Sinematek ve Türk sinemasına katkıları dolayısıyla büyük saygı duyduğum bir şahsiyet. Onu önce şiirleriyle tanımış ancak okuduğum dönemde şiirlerini fazla şahsi bulduğum için beğenmemiştim. Bu kitapla dirsek temasına girme sebebim ise burada tanıdığım ve kendi yazma çabalarını bu hikâyeden feyizle çalışma gruplarına/sitelerine "İshak" ismini vermiş insanlardı. Nasıl bir hikâye bu kadar insanı benzer şevkle örgütleyebilir diye düşünmüştüm. Orhan Pamuk'un "Yeni Hayat" romanındaki gibi, bir kitabı okuyup o kitapta anlatılan dünyaya ulaşmaya çalışan insanlar gibi. Bir haftalık süreçte kimi gün bir öykü kimi gün iki öykü okuyarak kitabı biraz önce bitirdim. Ancak belirtmem gerekir ki "kitabı bitirdim" derken Pinokyo misali burnum uzamış olabilir. Çünkü kitap yapısı itibarıyla "bitirilmek, tüketilmek" için yazılmış kitaplardan değil. -"Bitirilmek, tüketilmek" için yazılmış kitap nedir diye düşünmek gerekebilir. Şimdilik dursun böyle.- Postmodern anlatının imkanlarıyla yazılmış öyküler var kitapta. Yazar bir hakimmişçesine karar merci olmak istemiyor öykülerinde. Kendi öykülerini başkasının öyküsünü okur gibi uzaktan anlatıyor. Gerçeğin boyunduruğunu da reddediyor bunu yaparken, gerçek/hayal/kabus birbirine giriyor. Şunu da belirtmeden susmak istemem: İshak beni gerçeküstü anlatımı, kurgusu, yarattığı atmosfer ve karakterleriyle değil Onat Kutlar'ın diliyle, üslubuyla etkiledi. Kitaptaki öyküleri pek sevmedim ama Kutlar'ın üslubunu kutlarım.
Edebiyat
İshakOnat Kutlar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,039 okunma
İshak
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 194. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2019 23:28
Onat Kutlardan okuduğum ilk kitap "İshak". Ancak daha önce seksen yazardan seksen öykü kitabında bir öyküsünü okumuştum. Kitaptaki öyküler çok güzel kurgulanmış ve gerçek mi düş mü ayırdına varmak için tekrar tekrar okunacak bölümlerden oluşmakta. Yazarın öykülerinde, çocukluk zamanlarını geçirdiği Gaziantep civarındaki yaşamın ağır etkilerini ve izlerini görebiliyoruz.
Edebiyat
İshakOnat Kutlar · Yapı Kredi Yayınları · 20191,039 okunma

Yazar Hakkında

Onat KutlarYazar · 13 kitap
Mehmet Arif Onat Kutlar, Türk şair, yazar ve düşünürdür. Yazar Seza Kutlar AksoySeza Kutlar Aksoy'un kardeşidir. İlk ve orta öğrenimini Gaziantep'te yaptı. 1955'te Gaziantep Lisesinden mezun olduktan sonra İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine (1956) girdi. Bir yıl sonra buradan ayrılarak İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine geçti. Bu okulu da son sınıfta bırakarak Paris'e gitti. Paris Üniversitesi Felsefe Bölümüne iki yıl devam etti (1961-63), bitirmeden ayrıldı ve Türkiye’ye döndü. Paris'ten dönüşünde Doğan Kardeş dergisinde sekreterlik (1963-65), kurucularından olduğu Sinematek Derneğinde yöneticilik görevleri (1965-76) üstlendi. 1956'da ‘a’ dergisinin kuruluşunda yer aldı ve bu dergide yazarlık yaptı. Yeni Sinema dergisinin, Sinematek adına sahipliğini üstlendi, dergide yazılar (1967-70) yazdı. Kuruluşundan itibaren Kültür Bakanlığı Sinema Yapım ve Gösterim Merkezinin yöneticiliğini (1978-80), yine kuruluşundan başlayarak (1982) İstanbul Kültür Sanat Vakfı İcra Kurulu üyeliği, Sinema Danışma Kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı görevlerini üstlendi. Bu kurumdaki görevleri ölümüne kadar sürdü. Cumhuriyet gazetesinde “Gündemdeki Konu”, “Gündemdeki Sanatçı” başlıkları altında haftada bir yazılar yazdı. 1991'den ölümüne kadar (1995) İstanbul Film Ajansı'nın ortağı ve yöneticisi oldu. 30 Aralık 1994'te, İstanbul / Taksim’deki The Marmara Oteli’nin pastanesine teröristlerin bıraktığı bombanın patlaması ile ağır yaralandı, kurtarılamayarak Amerikan Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Onat Kutlar, edebiyatla birlikte sinemayı da uğraş edinmişti. TRT'ye yaptığı haftalık sinema programlarının yanı sıra, 1975'te 7. Sanat Sinema, Milletin Radyosu ve 1994 sonunda ancak bir defa yayımlanabilen Gündemdeki Sanatçı adlı programları hazırladı. 1989'da TRT için hazırlanan Turkuaz adlı belgeselin metin yazarlığını ve yapımcılığını, 1993-94'te yine TRT için Simurg Belgeseli'nin danışmanlığını ve yapımcılığını üstlendi. 1989'da Menekşe Koyu adlı filmin, ortağı bulunduğu Consept Film adına yapımcısı oldu. Edebiyata Hisar dergisinde yayımladığı (1952-54) şiirlerle girmişti, şiirle birlikte hikâyeye yöneldi. Volan Kayışı adlı ilk hikâyesi Seçilmiş Hikâyeler dergisinde (1952) yayınlandı. Ardından sinema eleştirmenliği ve deneme yazarlığında karar kılmış göründü. Şiirleri Hisar'dan başka Küçük Dergi ve İlke (Gaziantep, 1952-54); hikâyeleri Seçilmiş Hikâyeler ve ‘a’ dergilerinde çıktı.