seni yaşanmamış bir çocukluk gibi sevdim
bütün gün beklediğim pencereler kırıldı
nerden bileceksin, her taraf puştluktan yana
seni yazdığım defterler de buruştu
Eli falçatalı ölüm
Yanlış yollarda kalmışım
Gülüm yok ki, açsın bir gün
Gönlüm soluk soluğa
Ayağımı bastığım her yer
Beni eşikten kovalar
Desinler ki, bir gün güler
Erhan toprağa sinince...
Işığım söndü. Kalbim dindi.
Bir Anka masalıydı yaşadığım
Sondum, sonuncuydum
Yalnızlık ancak bu kadar taşardı,
Fışkırırdı bazan, öyleydi
Ve usulca akardı kalbimden...
Olsa olsa ömrümle yaşıttı