Kral Debşelim: -Ey Beydeba! Bu hikayeyi de dinledim, hadi şimdi şundan da bahset bana, hadi devam et! :)
Kelile ve Dimne; Beydeba tarafından hükümdar Debşelim’e yazılmış öğütleyici, uyarıcı anekdotların yer aldığı bir eser ki kralların, hükümdarların bilgelere yazdırdıkları bir çok örnek görüyoruz bu şekilde. Eserin ana hikayesi olduğu gibi bu hikâyeyi destekleyici alt hikayeleri de var; bu hikayeler bile kendi içerisinde yeni hikayeler çıkarır karşımıza. Tıpkı Hitopadeşa’da olduğu gibi hayvanların ağzından; “İşte şu gerçeği görmek ve anlamak istersen şu hikayeyi duy da dinle… ve yine buradaki maksadı bilmek istersen şu hikayeyi de bir dinle de gör” şeklinde masal içinde masal olarak ilerlemektedir.
Kelile ile Dimne’de ana karakterler; Kral aslan, dürüstlüğü simgeleyen "Kelile" ile hilekârlığın simgesi olan "Dimne" adlı iki çakaldır. Bu karakterler üzerinden adaletin, iyi davranışın, dostluğun hatta daha doğrusu dostunu ve yanındakileri iyi seçmenin önemini görüyoruz. Tabii ilerleyen diğer hikayelerde başka karakterler de mevcut.
Bir de buradaki bazı hikayeler bana üstad Bediüzzaman ın risalelerindeki bazı hikayeleri anımsattı. Örneğin 67. Sayfadaki kuyudaki adam hikayesi ile şu 8. Söz’de geçen kıssa ne kadar da benzer:
“İşte bu adam, dereden tepeden aşıp gitgide tâ hâlî bir sahraya girdi. Birden müthiş bir sadâ işitti. Baktı ki dehşetli bir arslan, meşelikten çıkıp ona hücum ediyor. O da kaçtı. Tâ altmış arşın derinliğinde susuz bir kuyuya rast geldi. Korkusundan kendini içine attı. Yarısına kadar düşüp elleri bir ağaca rast geldi, yapıştı. Kuyunun duvarında göğermiş olan o ağacın iki kökü var. İki fare, biri beyaz biri siyah, o iki köke musallat olup kesiyorlar. Yukarıya baktı, gördü ki arslan, nöbetçi gibi kuyunun başında bekliyor. Aşağıya baktı, gördü ki dehşetli