Goëtia: Sinirlerin yatıştı mı Hugenň?
Hugenň: Evet Goëtia, şimdi ne söyleceksen söyleyebilirsin.
Goëtia: O halde insanları yalancı ve yapmacık olmaya iten nedir?
Hugenň: Muhtemelen doğruluk ve iyilik adına sığındıkları vicdanları.
Goëtia: Nasıl yani?
Hugenň: Doğruluk ve iyiliğin yegane sığınağı olarak görülen vicdan o kadarda doğru değildir Goëtia.
Goëtia: Biraz daha açar mısın?
Hugenň: Tabi, kişiler olarak yaşamımızın odak noktasında doğrucu Davut olarak vicdanı tutarız, çünkü vicdanın mesele ne olursa olsun doğruyu söyleyeceğine olan inancımız öylesine yüksektir ki yardıma muhtaç birine sırf yardıma muhtaç olduğu için yardım ettiğimizi, meseleyi uzatmamak için söylediğimiz bahanelerin doğru olduğuna inanırız. Oysa durum tahmin edebileceğin gibi böyle değildir, onu, vicdanı rahatlatmak için yardım eder, ardı arkası kesilmeyen yalanlar söyler, yapmacık hareketler sergileriz. Bu yüzden vicdanımızın en insanca parçamız olduğunu söylesem muhtemelen yanlış olmayacaktır, çünkü o da tıpkı bir insan gibi çıkarlarını öncelik haline getirir, sonra kendini rahatsız etmesin diye gerçekleri kılıflarla örter, örneğin durum öyle olmamasına rağmen işçiyi düşündüğünü, zayıfı kolladığını söyler.