Sinan albayrak

Erlerin başbuğu Agamemnon vermiştir bu sağlam tekneli gemileri onlara geçsinler diye şarap renginde denizi
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tam (Doğru) Akıllılığın geliş(tiril)mesinin esası, dikkatin yoğunluk ve niteliğindeki bir artıştır, dikkatin niteliğinin esası ise onun çıplaklığıdır.
Eski bilim -‘hikmet’ veya ‘anlamak için bilim’- öncelikle ‘yüce iyiliğe’, yani bilgisi hem mutluluk hem de kurtuluş getirecek olan Hakikat’e, iyi ve güzel’e yönelmişti. Yeni bilim esas olarak maddi iktidara yöneltildi; ortaya çıkan eğilim bilimsel çalışmalar için harcama yapmanın ilk amacının ve temel haklılaştırmasının genelde siyasi ve iktisadi gücün genişletilmesi olduğu noktasına varıldı. Eski bilim tabiatı Tanrı’nın sanatı ve insanın anası olarak görülüyordu; yeni bilim ona alt edilecek bir düşman veya sömürülecek bir maden gözüyle bakma eğilimindedir.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Bilinemezcinin (agnostic) imanı belki hepsinin en akıldışı olanıdır,çünkü, bir kamuflaj olmadığı sürece, ehemmiyet meselesini ehemmiyetsiz sayma kararıdır o; şunu demeye benziyor: Bir kitabın (Mr.Tyrrell’in örneğine atfen) sadece renkli bir şekil değil, kağıt üzerindeki bir dizi işaret, belirli kurallara göre düzenlenmiş bir harfler dizisi veya bir anlam ifadesi olup olmadığına karar vermeye istekli değilim! Geleneksel Bilgi’nin (hikmet) bilinemezciyi her zaman şiddetle aşağılaması şaşırtıcı değil: ‘ Ne mal olduğunu biliyorum, ne soğuk ne sıcak olduğundan, tükürüp atacağım seni.’
Sayfa 59·Kitabı okudu
Martinin gözleri nemlendi. Kendi kendine ‘Martin Eden dedi, hayvan bile değilsin sen, kahrolası zavallı bir Nietzschecisin , elinden gelse onunla evlenir onu mesut ederdin. Ama yapamazsın, yapamazsın… Ne büyük bir utanç içindesin.’
Sayfa 425·Kitabı okudu