"İnsan," dedi Hayalet, "Eğer kalbinin derinliklerinde son derece katı biri değil de gerçek bir insan varsa, fazlalığın Ne olduğunu, Nerede olduğunu keşfedene dek o nefret dolu, riyakâr konuşmalardan kaçın. Hangi insanların yaşayacağına, hangilerinin öleceğine sen mi karar vereceksin? Tanrı'nın nazarında sen bu yoksul adamın çocuğu gibi milyonlarcasından daha değersiz, ölmeye onlardan daha layık olabilirsin. Ah Tanrım! Yaprağın üzerindeki böceği, topraktaki aç kardeşlerine çok fazla hayat bahşedildiğini iddia ederken de mi duyacaktım?!"
(Kate, Clint'e söylüyor)
Balatayı komple sıyırmanı artık izlemeyeceğim, Clint. Hayatını çarçur ederken bağıracağın birine ihtiyacın var diye ben burada öylece oturup duramam.
... hafifçe doğrulup yarı oturur yarı uzanır pozisyona geçen Scrooge kendini perdeleri açan doğaüstü ziyaretçiyle (hayalet) yüz yüze buldu. Şu anda ben size ne kadar yakınsam, ziyaretçide perdenin o kadar yakınında duruyordu. (Bu arada hemen dirseğinizin dibinde, boşlukta dikilmekteyim.)
"Noel mi palavra, dayı" dedi "Eminim bunu söylemek istememişsinizdir."
Scrooge, "İstedim istedim,"dedi. "Mutlu Noellermiş! Ne hakla mutlu olacakmışsın? Mutlu olacak sebebin mi var? Beş parasızsın."
Yeğeni neşeyle, "Peki madem," diye karşılık verdi. "Siz ne hakla kötümser olacakmışsınız? Surat asacak sebebiniz mi var? Paraya para demiyorsunuz."