Şiddetle şaka arasındaki ilişki düzeyinin de olağanüstü arttığını görmekteyiz. Örneğin, eskiden Karagöz' ün Hacivat'a attığı bir şamar çocuğu güldürmeye yeterken, şimdilerde gözde olan Ağaçkakan çizgi kahramanı, düşmanına dinamitler yağdırma ya da onu havantopuna koyup göğe fırlatma yoluyla küçük izleyicilerine gülme öğesi sağlamaktadır. Anlaşılan, ölümle şakalaşan bir kuşak yetiştirmekteyiz.
Martin bir oh çekti. İnsanlardan iyice uzaklaşmıştı. Onlara düzgün davranmak her geçen gün daha zor geliyordu. İnsanların varlığı Martin'i huzursuz ediyor, onlarla konuşma çabası asabını bozuyordu. İnsanlardan rahatsız oluyor ve biriyle yan yana geldiği andan itibaren ondan kurtulmanın çaresini aramaya başlıyordu.
Sana kendin üzerinde düşünme gayreti vermeyecek bir şeyi okuman, dinlemen, izlemen veya özlemen, vakit kaybıdır.
Veya;
Yolunu bilirsen, her şey sana kendini hatırlatır.
— Prof. Sinan Canan