Her akşamki eğlencelerini, çok yabancı bir şeymiş gibi seyrettiler. O dakikada birisi hayata güvenip güvenmediklerini sorsa, ikisi de "Hayır; fakat böyle olduğu için çok mesuduz!" cevabını verirdi...
- Hayır.. Fakat ne çıkar? Bu dakikada mesuduz.
Öyle ki, Nuran, Mümtaz'ın hayran bakışları altında her an kendisini be etrafındaki şeyleri yeniden yaratıyor sanılabilirdi. Bu, sevene, uzviyetinde sevildiğini duyanın cevabıydı. Bu gizli konuşmayı, büyüden dışarıda kalanın duyabilmesine imkan yoktu.
Genç kadın onun dostluğunda bütün imkânlarının açıldığı müstesna iklimi bulmuştu. Bu yüzden her hevesi, her hareketi her düşüncesi küçük dargınlıkları, naz ve sımarıklıkları, ufak tefek çolpalıkları bile etrafına bir yığın sır ve güzellik getiren, hayatın nizamını çok mesut buluşlarla değiştiren, sanat kadar mucizeli oyunlar hâline gelmişti.