Dini bir ölü doktrinler toplamına dönüştürdüler.
Yüzlerce kural ve madde ile bir tür inanç kuralları kitabına
dönüşen Kutsal kitabı kendi ilgisiz, önemsiz yorumlarıyla boğdular ve Isa Mesih'in kişiliğini, öğretisinin anlamını tamamen unuttular.
Isa "Tanrı'yı Hatırla, demiyordu.
Tanrı'nın sıfatlarını, emirlerini ezbere öğrenin de demiyordu,
Isa, "Sevgi, sevgi, sevgi! İnsanları sevin! Her insanı sevin!
Yaşayan her şeyi sevin! Tüm dünyayı sevin. Ağacı, taşı, sahildeki kumu ve gökyüzündeki yıldızları sevin. Her seye can vereni sevin. Her seyi sevin!" diyordu.
Ben dinden değil, dindarlıktan bahsediyorum. Dünyada pek çok din olabilir, ama dindarlık farkiı inançlara sahip insanlarda aynıdır, ortak paydada buluşturur.
Üniversitelerinizden hayatın bilgeliğine sahip olmayan birçok insan mezun oluyor. Onlar aydın değil, sadece taklitten ibaretler.
Öğrencileriniz üniversitelerde bilginin diplomadan üstün
olduğunu bilmeli.
Benim bazı munis, tatlı, nikbin saatlerim vardı. O saatlerde her şeyi hoş görürüm; her şeyden memnun olurum; nefes almaktan, yaşamaktan zevk duyarım; kalbim şefkat, muhabbet, merhamet, müsamaha ile dolar; gönlümden geçenleri söylemekten hiç çekinmem. Bu saatlerde, benden bir fenalık çıkmasına imkân yoktur...