Fatih Süleyman Solak

Fatih Süleyman Solak
@Solomonss
null
null
null
155 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Kitapkurdunun yılbaşı ağacı. Dallarında Kvothe'den Raithe'e, Nora'dan Kirke'ye hayat veren pek çok sayfa var.
Reklam
6/10
·98 syf.··
2025 82. kitabı
Bir Yaz Gecesi Rüyası, Shakespeare’in yaklaşık 1595–1596 yıllarında yazdığı, komedi türünün en bilinen örneklerinden biridir. Eser, Atina’da geçen aristokrat bir aşk hikâyesini, ormanda yaşayan perilerin doğaüstü dünyasıyla ve amatör tiyatrocuların mizahi yan öyküsüyle iç içe geçirir. Shakespeare, bu oyunda aşkın değişkenliği, arzu ile akıl arasındaki gerilim, kimlik karmaşası ve düzen–kaos karşıtlığını fantastik bir çerçeve içinde ele alır. Oyun, şiirsel dili, hızlı temposu ve çok katmanlı yapısıyla Elizabeth dönemi tiyatrosunun hayal gücünü en iyi yansıtan metinlerden biri kabul edilir. Eser, yazıldığı dönemde saray eğlenceleri ve düğün törenleri için uygun, hafif ve neşeli bir oyun olarak büyük ilgi görmüştür. Dönemin izleyicileri özellikle peri dünyasının sahnelenişini ve komik karakterleri beğenmiştir. Bununla birlikte bazı çağdaş eleştirmenler, oyunun ciddi bir ahlaki ya da politik derinlikten yoksun olduğunu, Shakespeare’in trajedilerindeki felsefi yoğunluğun bu eserde bulunmadığını öne sürmüştür. Modern eleştiride ise oyun, yüzeysel bir romantik komedi olmanın ötesinde, aşkın irrasyonelliğini ve insan iradesinin kırılganlığını simgesel bir dille ele alan önemli bir yapıt olarak değerlendirilir. Bir Yaz Gecesi Rüyası, biçimsel olarak son derece dengeli ve yaratıcı bir oyundur; ancak Shakespeare’in diğer büyük eserleriyle kıyaslandığında karakterlerin psikolojik derinliği sınırlı kalır. Oyunun gücü, bireysel karakter çözümlemelerinden ziyade kurduğu atmosfer, ritim ve tematik karşıtlıklardan gelir. Aşkın neredeyse mekanik ve rastlantısal bir güç olarak sunulması, bilinçli bir tercih olsa da, bazı okurlar için duygusal bağ kurmayı zorlaştırabilir. Buna karşın oyun, sahneleme olanakları ve sembolik zenginliğiyle hâlâ etkileyici ve canlıdır. Bu inceleme ChatGPT
Bir Yaz Gecesi RüyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,8bin okunma
6/10
·98 syf.··
2025 82. kitabı
William Shakespeare
7.5/10 · 22,8bin okunma
Her karşınıza çıkanla tartışmayın, sadece tanıdığınız, saçma sapan şeyler ileri sürmeyecek, utanç verici durumlara düşmeyecek kadar aklı başında olduğunu bildiğiniz insanlarla tartışın; beylik laflarla değil gerekçelerle tartışan, gerekçeleri dinleyip değerlendiren ve son olarak gerçeğe kıymet veren, karşıtlarının ağzından bile olsa sağlam gerekçeler dinlemeyi seven, gerçek karşı taraftan yana olduğunda haksız çıkmaya dayanabilecek kadar makul olan insanlarla tartışın. Diğerleri bırakın ne isterse söylesin, çünkü desipere est juris gentium [akılsız olmak insan hakkıdır] ve Voltaire'in dediğini de unutmayalım: La paix vaut encore mieux que la vérité [Barış gerçeğin kendisinden daha değerlidir] ve bir Arap atasözü: "Sükût ağacının meyvesi barıştır."
Sayfa 51 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Genelgeçer görüş denilen şey, yakından bakıldığında iki ya da üç kişinin görüşüdür; böyle genelgeçer bir görüşün nasıl ortaya çıktığını görebilseydik buna kanaat getirebilirdik. Bu tür bir görüşü doğru varsayan, ortaya koyan, öne süren iki ya da üç kişi olduğunu, diğerlerinin de iyi niyetle onlara güvenip bunu derinlemesine incelediklerini varsaydığını görebilirdik: Önce bu kişilerin yeterli becerilere sahip olduğu önyargısıyla başkaları da görüşü benimser; yine birçok insan tembelliklerinden dolayı bunu sınama zahmetine girmektense inanmayı tercih eder. Böylece bu tür üşengeç ve çabuk kanan taraftarların sayısı günden güne artar: Çünkü görüş kendine önemli ölçüde destek toplar toplamaz sonraki taraftarları bunu gerekçelerinin güvenilir olmasına yorar. Geri kalanlar da genel kabul görmüş görüşlere kafa tutan, kendini tüm dünyadan daha akıllı gören asi ve küstah insanlar olarak görülmemek için bunları kabul etmek zorunda kalır. Artık onay bir görev haline gelmiştir. Şimdi muhakeme yeteneği olan çok az insan da susmak zorundadır: Konuşmasına izin verilenler, kendi görüşlerini ve yargılarını oluşturmaktan tamamen âciz, sadece başkalarının görüşlerinin yankısı olanlardır; yine de bunları daha büyük bir hararet ve hoşgörüsüzlükle savunan da onlardır. Çünkü farklı düşünen insanlarda nefret ettikleri şey, taraf oldukları farklı görüşler değil, kendi yargılarında bulunmaya kalkışma küstahlığıdır; kendileri böyle bir şeye asla kalkışamazlar ve için için bunun farkındadırlar. - Kısacası çok az kişi düşünebilir ama herkes fikir sahibi olmak ister: Kendi fikirlerini geliştirmek yerine başkalarınınkini hazır halde almaktan başka bir seçenekleri yoktur. - Madem durum böyle, o zaman bir fikir yüz milyon insanın fikri bile olsa değeri nedir ki? - Bu durum tarihsel bir gerçeği yüz
Sayfa 44 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Reklam