Fatih Süleyman Solak

Fatih Süleyman Solak
@Solomonss
Başıma sanki şöyle bir şey gelmişti: Hatırlamıyorum ne zamandı, beni bir kayığa bindirmişler, bilmediğim bir kıyıdan iterek uzaklaştırmış, öbür kıyıya doğru yöneltmiş, deneyimsiz ellerime kürekleri verip yalnız bırakmışlardı. Becerebildiğim kadar çalışıyor, kayığı götürüyordum; ancak ortaya doğru ilerledikçe akıntı hızlanıyor, beni hedefimden uzaklaştırıyordu ve benim gibi kürek çeken, akıntı tarafından uzaklaştırılan insanlarla daha sık karşılaşıyordum. Kürek çekmeyi sürdüren insanlar vardı, kürekleri bırakmış olanlar vardı; insanlarla dolu büyük kayıklar, çok büyük gemiler vardı, bazıları akıntıyla boğuşuyordu, diğerleri akıntıya teslim olmuştu. Ve ilerledikçe aşağıya, bütün kürekçilerin üzerinde olduğu akıntıya bakarken bana gösterilen yönü daha da çok unutuyordum. Akıntının tam ortasında, aşağıya doğru giden kayık ve gemi kalabalığı içinde yönümü tümden kaybettim ve kürekleri bıraktım. Çevremde bulunan yelkenli ve kayıklardaki insanlar her yandan neşeyle bağırıp çağrışarak beni ve birbirlerini başka bir yöne gidilemeyeceğine inandırmaya çalışarak akıntı aşağı gidiyorlardı. Ben de inanıp onlarla birlikte ilerledim. Uzaklara sürüklendim, o kadar uzağa gitmiştim ki, çarpıp parçalanacağım kayalık eşiklerden akan suyun gürültüsünü duydum, bu kayalıklarda parçalanmış kayıkları gördüm. Ve aklım başıma geldi. Bana ne olduğunu uzun bir süre anlayamadım. Karşımda sadece koşarak yaklaştığım, beni korkutan ölümü görüyordum, hiç bir yerde kurtuluş umudu görmüyor, ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Ama başımı çevirip arkama bakınca aralıksız, inatla akıntıya karşı duran sayısız kayık gördüm, kıyıyı, kürekleri ve yönümü anımsadım ve geriye, akıntı yukarı, kıyıya doğru kürek çekmeye başladım. Kıyı Tanrı'ydı, yön bağlılıktı, kürekler bana gösterilen kıyıya doğru kürek çekme
Sayfa 73 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Reklam
Kendimi kandıracak bir şey yok. Her şey boş. Doğmamış olan şanslıdır, ölüm hayattan daha iyidir; hayattan kurtulmak gerekir.
Sayfa 41 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
İnsan bilgeliğinin hayatın sorularına verdiği açık, dolaysız yanıtlar işte böyledir. "Bedenin yaşamı kötülük ve yalandır. Bedendeki yaşamın yok edilmesi bu yüzden iyiliktir ve biz bu iyiliği istemeliyiz," diyor Sokrates. "Hayat, olmaması gereken bir şey, bir kötülüktür ve hiçliğe geçiş, hayatın tek iyi tarafıdır," diyor Schopenhauer. "Dünyadaki her şey, aptallık da bilgelik de, varsıllık da yoksulluk da, neşe de keder de boş, bomboş, önemsiz. İnsan ölecek ve hiçbir şey kalmayacak. Bu da saçma bir şey," diyor Süleyman. "Acıların, zayıflamanın, yaşlanmanın ve ölümün kaçınılmaz olduğunu bile bile yaşamak olanaksızdır, kendini hayattan, hayatın her türlü olanaklarından kurtarmak gerekir," diyor Buddha. Bu güçlü zihinlerin dediklerini onlara benzeyen milyonlarca ve milyonlarca insan da söylüyor, düşünüyor ve hissediyordu. Ben de düşünüp hissediyorum.
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Hayattan ne kadar uzaklaşırsak gerçeğe o kadar yaklaşırız," diyor Sokrates ölüme hazırlanırken. "Gerçeği seven bizler yaşarken ne isteriz? Bedenimizden ve bedenin yaşamasından kaynaklanan bütün kötülüklerden kurtulmak isteriz. Eğer öyleyse, ölüm bize geldiğinde nasıl sevinmeyiz?" "Bilge, hayatı boyunca ölümü arar, bu yüzden de ölümden korkmaz."
Sayfa 35 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Hayatım durmuştu. Soluk alabiliyor, yiyebiliyor, içebiliyor, uyuyabiliyordum ve soluk almadan, yemeden, içmeden, uyumadan yapamıyordum; ama yerine getirilmesinden memnuniyet duyacağım, akılcı bulduğum isteklerim olmadığı için bir hayatım da yoktu. Bir şey istediğimde bu isteğimi tatmin edeyim veya etmeyeyim bundan bir şey çıkmayacağını daha baştan biliyordum. Bir büyücü gelse ve bana isteklerimi gerçekleştirmeyi teklif etse ne diyeceğimi bilemezdim. İsteklerim değil de sarhoş anlarımdan kalma istek alışkanlığım olsa bile ayılınca bunun bir aldatmaca olduğunu, istenecek hiçbir şey olmadığını biliyordum. Hatta gerçeği öğrenmeyi bile isteyemiyordum, çünkü gerçeğin ne olduğunu tahmin ediyordum. Gerçek, yaşamın manasız olduğuydu.
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Reklam