Fatih Süleyman Solak

Fatih Süleyman Solak
@Solomonss
Görünüşe göre yiyecek bulmak için yoksullara gitmek zorundaydım. Aç gezgin için en son ve en emin yardım kaynağı, yoksullardır. Onlara her zaman güvenebilirsiniz. Açları asla geri çevirmezler. Çeşitli zamanlarda, ABD'nin çeşitli yerlerinde, tepenin üstündeki malikaneden yiyecek verilmeden geri çevrilmişliğim olmuştur ama derenin kenarında veya bataklığın köşesinde bulunan, kırık pencereleri paçavralarla kapatılmış, bezgin suratlı hanımı çalışmaktan yorulmuş küçük kulübeden her zaman bir aş, bir ekmek almışımdır. Sizi yardımseverlik tellalları sizi! Gidin de yoksullardan öğrenin çünkü asıl yardımseverler onlardır. Ellerindeki fazlayı vermek veya kendine saklamak diye bir şey yoktur onlarda. Ellerinde fazla yoktur da ondan. Kendilerine lazım olur diye asla saklamadan ellerindekini verirler ki genellikle de feci halde lazım olur. Köpeğe kemik vermek yardımseverlik değildir. Yardımseverlik, o köpek kadar aç olduğunda bile kemiği onunla paylaşmaktır.
Sayfa 3 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Reklam
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
Jack London’ın The Road adlı eseri, yazarın 1890’ların ekonomik bunalım yıllarında Amerika’da işsiz bir serseri (hobo) olarak trenlerle yaptığı yolculukları anlattığı otobiyografik bir kitaptır. Eser, Amerikan edebiyatında hobo kültürünü en gerçekçi ve doğrudan ele alan metinlerden biri olarak kabul edilir. London, trenlere kaçak binme, açlıkla mücadele, sokaklarda yaşama ve sürekli kovuşturmalarla karşılaşma deneyimlerini nesnel bir gözlemci edasıyla aktarırken, aynı zamanda toplumsal eşitsizlik, adalet sistemi ve bireyin özgürlük arayışı üzerine güçlü eleştiriler getirir. Kitap yayımlandığı dönemde hem edebiyat çevrelerinden hem de geniş okur kitlesinden ilgi görmüştür. London’ın kendi yaşam deneyimlerinden beslenmesi, anlatıya sahicilik ve güvenilirlik kazandırdığı için övgü toplamıştır. Ayrıca dönemin bazı eleştirmenleri, kitabın sosyal adaletsizlikleri açıkça ortaya koymasını değerli bulmuştur. Bununla birlikte, bazı eleştiriler de eserin yer yer romantize edilmiş bir "serserilik" kültürü sunduğu ve Jack London’ın bireysel cesaretini öne çıkarırken sistematik sorunları derinlemesine sorgulamakta eksik kaldığı yönünde olmuştur. Yine de The Road, hem edebi değeri hem de sosyolojik içeriği nedeniyle uzun süre önemini koruyan ve hobo edebiyatı içinde başyapıt sayılan bir kitaptır. Bu inceleme ChatGPT aracılığıyla yazılmıştır.
YolJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20244,470 okunma
7/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
Jack London
7.5/10 · 4.470 okunma
Tükenmiş ciğerlerine dolarken ekşi şarap gibi buran havayı içine çeken Batard'ın cepheden ani saldırısı adamın yüzüne ulaşmadı, açılmış dişlerinin metalik bir sesle kapanmasıyla sonuçlandı. Karların üzerinde yuvarlandıklarında Leclere deli gibi yumrukladı köpeği. Sonra ayrılıp karşı karşıya durdular, sağa-sola daireler çizerek yüzyüze yürüdüler. Leclere bıçağına davranabilirdi. Tüfeği ayaklarının dibindeydi. Ama onun da içindeki hayvan ayaklanmış, öfke kusuyordu. Ne yapacaksa elleriyle yapacaktı ve de dişleriyle. Nitekim Batard hamle etti ama Leclere yumruğuyla onu yere devirip üstüne bindi ve dişlerini köpeğin omzuna gömerek kemiğine kadar indi. Benzerine ancak dünyanın en eski çağlarında rastlanabilecek bir ortam, ilkel bir sahneydi: Karanlık ormanda bir açıklık, pis pis sırıtan kurt-köpeklerin oluşturduğu bir çember ve çemberin merkezinde çılgın öfkeleriyle, kudurmuş hiddetleriyle, caniyane gazaplarıyla dalaşa kilitlenmiş; hırlayan, ısıran, nefes nefese kalan, acıyla bağıran, ilenen; dizginsiz bir canavarlık içinde pençeleyen, yırtan, parçalayan iki koca hayvan.
Sayfa 44 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu