Bir testiyi çaldım dün akşam üstü taştan taşa Sarhoştum oğullar, vurmalıydı mutlak içki başa.
Çömlek konuştu: Dün sen gibiydim ey yavrum, ben de
Yarın mutlak gelir senin de bu hal senin başına.
Eğer gözüm değilsen kör, mezara ağlıya gör
Bu fitne fesatla geçen ömrü bir hesaplayı gör
Ve toprak altını gör; şah da vezir de birlikte uyur;
Ağzına düşmüş karıncanın şu ay yanaklıyı gör.
Hadi al içkini uçsuz bucaksız evrene dal
Devran kötü evlat cefacıdır tuzludur bal
İçiver hadi ağlama gelmiş demek sıran Sunarlarsa dönüş şarabını bir gün orda
Hayyam için sevginin üç öğesi bulunmaktadır: Yaşamı düzenli ve mutluluk sağlayıcı bir niteliğe kavuşturmak; tüm insanlarla uyum içinde bulunmak ve özlemleri usun ölçülerine göre gerçekleştirmeye çalışmak. Bu üç öğeden birinin noksanlığı, kişiyi kaygıya, karamsarlığa, güvensizliğe sürükler. Bunun sonu da bunalımdır. Oysa "yüreğini usuna uyduran bir insan için yeryüzünde boş geçen gün yok demektir."