Fatih Süleyman Solak

Fatih Süleyman Solak
@Solomonss
İnsanın tarihi konusunda Darwin'in ne düşündüğünü kendi kaleminden okuyalım. İnsanın Türeyişinin sonunda şöyle yazar: "İnsanın, kendi çabalarıyla olmasa da, canlılar dünyasının en tepesine yükselmekten duyduğu övünç anlaşılabilir; başlangıçtaki konumunda durmak yerine yükselmiş olması gerçeği de insana uzak gelecekte daha da iyi bir durumda olacağına dair bir umut verebilir."
Sayfa 222 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yakın bir zamana kadar gezegenimiz Dünya'da demokrasi ender rastlanan bir şeydi. Her yerde çoğunluğun adına küçük bir azınlık karar veriyordu; bu azınlık genellikle bir hükümdar ve varlıklı toprak sahiplerinin oluşturduğu yüksek tabakaydı. Vergileri toplayan, yasaları koyan, insanları hırsız olarak damgalayan ve savaş ilan eden onlardı. Doğru, krallar ve yüksek tabaka birbirleriyle her zaman iyi geçinmemiştir ve "tarihin" büyük bölümü onların birbirleriyle yaptıkları savaşların tarihidir. Fakat bir konuda uzlaşıyorlardı: Ülkeyi yönetmeye hakkı olanlar, yalnızca başkalarının işlediği topraklara sahip olanlardı. Neredeyse kimse değersiz ve pis ayaktakımına iktidarı vermeyi düşünmüyordu. Ayaktakımı: Zanaatkârlar ve dokumacılar, ne idüğü belirsiz insanlar, taşrada yaşayan budalalar... Yani sizin ve benim atalarımız. Ancak 1700'lerin sonlarında kralların ve yüksek tabakanın uzun, çok uzun süren saltanatı sonuna yaklaşmaya başladı. Dünya, iktidarı neredeyse herkese, zengin veya yoksul, erkek veya kadın, kızıl, beyaz veya siyah ayrımı olmadan herkese vermeyi amaçlayan demokratik devrimler çağına girdi. Bu başkaldırmaların ilki, şaşırtıcı bir biçimde ücra bir kıtada, Kuzey Amerika'da yaşandı. ...
Sayfa 223 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
II. Dünya Savaşı yüzlerce milyon insanı sakat bıraktı ve yaşamlarını mahvetti. 60 milyon insanın ölümüne yol açtı. Bunların arasında aç annelerin ölü doğan çocukları, alev makinelerinin kavurdukları, yanan tanklarda canlı canlı pişenler, kenti saran yangınlarda yananlar, nükleer bombalarla buharlaşanlar, radyasyondan etkilenenler, bombalarla, mayınlarla, patlamamış top mermileriyle havaya uçanlar, yıkılan binaların altında kalanlar, tankların ve kamyonların altın da ezilenler, öldüresiye çalıştırılanlar veya dövülenler, kurşuna dizilenler, özel idam kamyonlarında ve imha kamplarında gazla zehirlenenler, misilleme için toplu olarak asılanlar, canlı canlı mağaralara atılanlar, uçağı düşürülenler, batan gemilerde boğulanlar vardı. Milyonlarca insan yaralanmalar, bulaşıcı hastalıklar, dizanteri, kolera veya tifüs yüzünden öldü. Milyonlarcası da kendisini ölesiye içmeye verdi, çöküntüye girdi, yaşananlar karşısında dondu kaldı, intihar etti veya ölümcül bir umutsuzluğa kapıldı.
Sayfa 362 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Kim görmüş bu Cennetle Cehennemi söyleyin Kim gitmiş de getirmiş haberini söyleyin. Kimselerin bilmediği bilemeyeceği bir acun Hem özlenmeye hem korkulmaya değer mi söyleyin.
Sayfa 147 - Alfa·Kitabı okudu
Ey şaşkın kişi bil koskoca gövdenle sen de bir hiçsin? Yıldızlı gökyüzün, en yüce kubbenle de bir hiçsin. Madem ki bozulur, her oluşan nesne, işte bu düzende; Ancak bir tek soluğa bağlısın ama yine bir hiçsin!
Sayfa 122 - Alfa·Kitabı okudu