Çocuk kitaplarına yetişkinler olarak dönüp bakmayız bile çoğu zaman. Belki gereksiz bile görürüz onlarla geçirilen vakitleri. Kısa bir zaman öncesine kadar ben de böyle düşünürdüm. Ta ki başka hayatlarla, hele ki menfaat besleyemeyen bir varlık olan çocukların hayatıyla meşgul olmanın sakinliğine ihtiyaç duyana kadar.
Bir çocuğun gözüyle hayata bakmak, yaşadığı zorluklara bir çocuğun bakışıyla şahit olmak, bazı zamanlar ağır gelse de dinlendiriyor. Bakış açısını inanılmaz değiştiriyor. Bu kitap da onlardan biri bence.
Kitabın içindeki püf noktalara değinmek kitaba duyulan heyecanı kaybettirebilir. O yüzden detay vermeyi tercih etmiyorum. Kitabın anlatım şekli çok hoş. Bazı kitaplar üçüncü gözden, bazıları birinci gözden anlatılır. Bu kitabın anlatım yöntemi daha farklı. Bir hayata başka yönlerden ve başka gözlerden baktığınızı hissedeceksiniz.
Çöp toplayan çocuklara sık sık rastlarız. Çok üzerinde durmaz, hemencecik unuturuz onları. Bu kitapta görüp geçtiğimiz o hayatlardan birine, bir maceranın peşinde şahit olacaksınız. Onlar bir olayın peşinde koşarken, aynı zamanda sizi yaşadıkları hayata da götürecekler. Bir çocuğun çöp arazisindeki duygularını hangimiz tam olarak anlayabiliriz..?
Kitabın verdiği mesajlar çok hoş. Ancak belirtmek gerekir ki, çocukların eline tutuşturulurken bazı noktalarına da dikkat edilmesi gerekebilir. Çocuklara ne tür mesajlar verir, tehlikesi olur mu bilemiyorum, onu uzmanına sormak lazım. Ancak yetişkinlere okumalarını önemle tavsiye ediyorum, çocuğunuza direkt verip vermeme konusunda kendiniz gerekli araştırmayı yapabilirsiniz.