Ülkemin Falı
Çıkan fallar vardır ;fakat çıkmayan fallar daha çoktur. Buna karşılık, bir tür fal biliyorum, mutlaka çıkar
Üstelik bu fal, Bursa'da veya Bağdat Caddesi'ne gidip falcı aramanızı, bakla döktürmenizi, kahve fincanı kapatmanızı, avuç açmanızı yada cinci hoca aramanızı gerektirmez.
Özel bir yetenek de istemez falına bakacağınız ve ne olup ne olmadığını, ne olup ne olmayacağını öğrenmek istediğiniz kişinin- veya toplumun- ilgilerini inceleyin yeter.
Insanların da toplumların da kaderi ve karakteri ilgilerinde yazılıdır; seçtiklerinde, seçmediklerinde yazılıdır. Beğenip beğenmediklerinde, önemseyip umursamadıklarında, destekleyip desteklemediklerinde yazılıdır. Benim inancım budur.
Adamlar yıllar önce söylemiş ; Arkadaşının kim olduğunu söyle, sana ne olduğunu söyleyeyim.
Ekmek bulamazsak pasta yiyeceğiz. Biliyoruz bunu. Peki kağıt bulamazsak ne yapacağız?
Her şeye yapılan zamlarda sorduğum gibi kağıda yapılan zamlarda da soruyorum? Ve Cevap alamıyorum.
Öyle ya ;Türkiye’nin bunca ekonomik, mali, ticari, göç, işsizlik, meselesi yanında kitap ne yazar ki, kağıt zammı umursansın.
Yıllardır yazıyorum, politik, ekonomik, ve sosyal maceramızla bu umursamazlığın arasında sıkı bir sebep - sonuç bağlantısı yok mudur?
Kim ne derse desin, bu bağlantı kesinlikle vardır.
Hatta iddia ediyorum ; ülkemizin şuan da bulunduğu bu buhran ortamı, bu vurdumduymazlığımız, bu tökezleyişlerimizin ve içine düştüğümüz kaosun kökeninde, kitabın bu umursanmayışı ve okunmayışı bulunmaktadır ; Türkiye’de politika, kitabı esir almış ve zincire vurmuştur; bitkisel hayata sokmuştur.
Kitap diye bir şey vardır. Kitap deyince de önemsenen, elbette edebiyattır, şiirdir, romandır, piyestir, senaryodur. Buna hadi ya diyenler olacaktır, ama söyleyeceğim. Toplumların kaderi için önce kitap vardır. Bu