HIZ ÇAĞI
Hız; niceliğin niteliğe, anın zamana, sonucun nedene, yüzeğin derinliğe, şuursuzluğun bilince, samimiyetsizliğin samimiyete, unutmanın belleğe karşı kazandığı mahalle kavgasıdır.
Hız, ete batmış bir kıymıktan çok, saplanmış bir hançerdir.
Hız hissesilmeye başladığında dram da başlamış demektir. Hızı hissetmeyen kendi cennetindedir. Cehennem de insanın hızdan dolayı cinnet geçirmekte olduğu yerdir.
İnsanlardaki bu telaşı görünce neler kaybettiğinin belkide farkında değiller.
Takipçi sayımı hızlıca artırmalıyım.
Hemen parayı bulup, zengin olmam lazım.
İşe başlıyalı 6 ay oldu hala terfi alamadım.
İnsan ilişkisine zaman harcamaya ne gerek var? Sağa kaydır geç.
Yani, hızla birlikte giderek, sahteleşiyorlar.
İçlerindeki huzursuzluğu bir nebze de olsa giderebilmek için;sahte gerçekliklerini sergileyip, başkalarının da kendi sahte gerçekliklerine şahitlik etmesini istiyorlar.
Like, takipçi, şevkat, ilgi, sevgi, aferin, göstermelerini bekliyorlar. Gerçekliği olmayan yaşam, statü ve duygulara dair sosyal medya paylaşımları, diğer tek kullanımlık popüler kültür öğeleri ;gelip geçiciliğin, yani sahteliğin izdüşümüdür.
İnsan ve teknoloji modern başlığı altında birleşir birleşmez, insan yeryüzünden, gerçek bilgiden, yani hakikatten uzaklaşmıştır.
Ayaklarını toprağa basmayan, arabası tali yol görmeyen, marketten aldığı meyvenin nerede yetiştiğini bilmeyen, taşların arasında yaşam mücadelesi veren bitkilerin çığlığını duymayan, kafasını göğe kaldırmayan, kısacası yaşamayan İnsan, yalnızca dünyaya değil, kendine de yabancılaşmıştır.
İnsanın kendi varlığını, doğanın varlığını ve bu ikisi arasındaki oluşumu hissedememesi, hızla doğrudan alakalıdır.
Hız, tüm hisleri ortadan kaldırır. Hissizleştirir ve yıkar. İnsan, hızın güdümündeki bu ortamda yıkıldığının farkına varmaz.